Kitabı beğendim. Kısa olmasına rağmen baya etkileyiciydi. Bir tarafım İvan İlyiç'in kendini çok abartan biri olduğunu, kendini yersiz bir şekilde diğer insanlardan üstün gördüğünü söylüyor; diğer tarafım, hangimiz önemsiziz ki hepimiz kendimiz için biriciğiz, bizden kıymetlisi yok, tabii ki abartacak kendini, diyor ve bu ikinci fikrimde sabitliyorum kendimi.
Yazar duyguları çok iyi hissettirmişti. Kalabalıklar içinde yalnızlığına, hayat arkadaşı olarak seçtiği insanın tavırlarına, davranışlarına o kadar üzüldüm ki sanıyorum bu nedenden ötürü Gerasim'e sevgi duydum içimde, İvan İlyiç'e o korkunç hislerin arasında nefes olduğu için.
İvan İlyic'in kendi kendine konuştuğu kısımlarda şükredecek ne kadar çok şey olduğunu bir kez daha fark ettim. Kendisine ne istediğini sorduğunda "acı çekmemek ve yaşamak" diye yanıtladı. Çoğu zaman farkında olmadığımız inanılmaz büyük nimetler... Acı çekmediğimiz ve yaşadığımız her an için şükürler olsun. Sağlığı, ölümü çok derin hissettirdi bana. Okunmasını tavsiye edeceğim bir kitap oldu.