Martı, Anton Çehov’un okuduğum ikinci eseri. Dört perdeden oluşan bu oyunu bir solukta okudum ve çok beğendim. Ortak noktası sanat olan çiftlikte yaşayan bazı insanların yaşamlarına tanıklık ediyoruz. Oyundaki karakterlerin neredeyse tamamı mutsuz, umutsuz, bencil ve iletişimsizlik içinde. Aşk üçgenleri, hayaller ve hayal kırıklıkları.. Oyunun sonunun böyle bitmemesini isterdim ve son cümle içimden bir şeylerin kopmasına neden oldu.
“Bir martıyım ben. Yok, o değil.. Bir martı vurmuştunuz, hatırladınız mı? Tesadüfen bir adam gelir ve yapacak başka bir işi olmadığından mahveder her şeyi.. Küçük bir hikaye konusu.. Bu o değil..”
MartıAnton Çehov · İndigo Kitap Yayınları · 201926,6bin okunma