Etkisi altında kaldığım keşke hiç bitmese ve neden daha önce okumadım dediğim bir klasik oldu. Ne yazsam eksik kalır tam olarak ifade edemem.
Konusuna gelirsek Rusya’daki kuşak çatışmasını anlatıyor. Yazarımız tarafından aile bağları, kuşak çatışması, nihilizm, dostluk ve aşk bolca ele alınmış. Özellikle eserin sonları çok duygu yüklü. Akıcı bir dili var ve çevirisi güzel olmuş. Turgenyev’in okuduğum ilk eseri ve diğerlerini okumak için sabırsızlanıyorum :)
Eserden tek bir alıntı paylaşacak olsam şu olurdu:
“Zaman bazen kuş gibi uçar gider, bazen sümüklüböcek gibi ilerler; ama insanın en çok hoşlandığı, onun çabuk mu yavaş mı geçtiğini fark etmemesidir.”
“Seninle ben bir ağaç kovuğunda iki mantar gibiyiz, diz dize otururuz, bir yere gidemeyiz. Yalnızca ben kalacağım senin yanında daima… sen de benim yanımda…”
“Bak, akağaçtan kuru bir yaprak düştü. Onun bu hareketiyle kelebeğin uçuşu aynı şeydir. Tuhaf değil mi? Acınacak durumda, ölmüş bir şey capcanlı, neşeli bir şeyle aynı şeyi yapıyor.”