Baran KARAK

Baran KARAK
@barankarak
“Dema xeyal dikim ku bêm ba te, şerêk derdikevê.”
3 okur puanı
Eylül 2025 tarihinde katıldı
Dilimin ucunda tüm sözcükler küfre dönüyor ..
Reklam
Her çend ku şev bi nav min ket, Hêvî wek stêrkek şikestî mir, Ez li nav xewnan te digerîm, Bi dengê te têne vebirînên dil. Gotim: ev cara dawî ye, Gotim: êdî ez xwe bi te nadim, Lê dil—wê rezîlê bêguhdar— Bi tenê navê te fêm dike. Tu nebûyî derman, Tu nebûyî qeder, Lê tu bûyî wî birîna ku Her car ku sar dibe, dîsa tê vekirin. Û ez, Bi her rêwîtiyek ber bi xwe, Bi barek hîn zêde ji kul û keser, Rojek li ser nebûrî, Dîsa li te vegerîm.
Kavgamın hevalî
Gülümse kavgamın hevali, Dağlar güneşle ısınıyor, Yorgun bulutlar omzuma konmuş, Gökyüzü adımı fısıldıyor. Rüzgâr savurur eski yaraları, Toprak sabırla susuyor, Her düşen yaprak bir hatıra, Her filiz yeniden doğuyor. Yollar uzar, geceler yorulur, Ay, karanlığa sır veriyor, Bir yıldız düşer avuçlarıma, İçimde saklı yangın büyüyor. Gülümse, ey kalbimin yoldaşı, Zaman bile bize eğiliyor, Kırık aynalarda çoğalan yüzüm Sen bakınca tamamlanıyor. Dağlar aşılır nefes nefese, Irmaklar taşlara şiir oyuyor, Adımlarım çığlık çığlığa sessiz, Umut içimde kök salıyor. Bir gün güneş avuçlarımızda, Bir gün yağmur kirpiklerimizde, Ama biz hep yürürüz inatla, Hayat diz çökmeyi bilmiyor.
Belki Yine Gelirim
Dudaklarımı kanatırcasına ısırıyorum günlerdir Her sözcük dilimin ucunda küfre dönüyor çünkü Bir gök gürlese bari diyorum, bir sağnak patlasa Bitse bu sessizlik, bu kirli yapışkanlık bitse Ama bir tufan az mı gelir yoksa yine de Yırtılan ve parçalanan bir şeyler olmalı mutlaka Hiç durmadan yırtılan ve parçalanan bir şeyler. Oysa ne kadar sakin bu sokaklar ve bu kent Ne kadar dingin görünüyor bana şimdi gökyüzü Gidenler nerde kaldılar, özledim gülüşlerini Bir kenti güzelleştiren yalnız onlardı sanki Onlardı çocuklara ve aşka ölesiye bağlanan Kadınları güzelleştiren herhalde onlardı "Tükürsem cinayet sayılır" diyordu birisi Tükürsek cinayet sayılıyor artık Ama nerede kaldılar, özledim gülüşlerini onların Uzun uzun bakıyorum kıvrılan sokaklara Tek yaprak bile kıpırdamıyor nedense Ve tek tek söndürüyor ışıklarını varoşlar Alnımı kırık bir cama yaslıyorum, kanıyor Kanımın pıhtılarında güllerin serinliği Ve fakat bir cellat gibi yetişiyor pusudaki Dilimin ucunda küfre dönüyor her sözcük Yaşamak neleri öğretiyor, düşünüyorum Okuduğum bütün kitaplar paramparça Çıkıp dolaşıyorum akşamüstleri bir başıma
Dilimin ucunda bekliyor karanlık, söylesem kırılacak sanki gökyüzü. Bir harf düşüyor içimden, ardından suskunluğun gürültüsü. Avuçlarımda taşınan günler var, köşeleri keskin, uykuları yarım. Her sabah biraz daha eksik doğuyor içimde adını koyamadığım yarım. Bir cümle kuruyorum, yolunu şaşırıp küle dönüyor. Belki de içimde bir yangın var, dumanı dilimden yükseliyor. Ama bil ki— en sert kelimenin kabuğunda bile kırılgan bir çekirdek saklıdır. Ve bazen insan, sevecek yer bulamayınca yakıcı konuşur.