Toprak dolu göz çukurlarına ağladım,
oysa sen ölmemiştin.
Yalnızca içimdeki yerin çökmüştü.
Bir yüz düşün:
bakıyor ama görmüyor,
duyuyor ama işitmiyor,
kalbi var ama atışları bana uğramıyor.
Ben sesimi bıraktım omuzlarına,
sen silktin.
Ben içimi koydum avuçlarına,
sen kapattın.
Acı dedim buna önce.
Sonra anladım,
acı canlıdır,
bu başka bir şeydi.
Dert dedim.
Ama dert paylaşılınca hafifler,
bu ağırlaştıkça ağırlaştı.
Zorluk dedim.
Oysa zorluk bir dağdır,
tırmanırsın, geçersin.
Bu bir çukurdu.
Derin ve kocaman.
Ve içinde yankılanan tek şey
benim adım.