Baran KARAK

Baran KARAK
@barankarak
“Dema xeyal dikim ku bêm ba te, şerêk derdikevê.”
3 okur puanı
Eylül 2025 tarihinde katıldı
YÜRÜYENİN ADI
Her arayışın alnında ter değil, nur vardır sevgili, bilirim. Çünkü insan dediğin kendi içindeki uzağa sürgün edilmiş bir yakınlıktır. Yol uzun değil aslında, uzun olan tereddütlerimiz. Durduğumuz her an sensizlik çoğalır içimizde. Ben sana doğru değil, sende çoğalan bana doğru yürüyorum. Adımlarım toprağa değil zamana iz bırakıyor. Ayrılık dedikleri şey iki kıyı arasına gerilmiş bir sis, oysa aynı suyun iki farklı ürperişiyiz. Bir nehir düşün, kaynağını unutmuş gibi akan— ben oyum. Ve umman, adını anmadığım sensin. Göç benim kaderim değil, ben zaten hicretin çocuğuyum;
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Kalbimin Dili
Bir seçim pusulası değil sadece, Bir vicdan sandığıdır içimde kurulan. Her atışında sorar bana: “Doğru olan nerede?” Kalbimin dili, Sınırlar çizmez insanlara, Haritaları değil, yaraları okur. Bir göç yolunda üşüyen çocuğu görür, Bir meydanda susan kalabalığı duyar. Kalbimin dili bazen Bir slogan olur dudaklarımda, Bazen korkudan yutulan bir kelime. Ama en çok, Sessiz kaldığımda bağırır içimde. Güç kuleler kurarken göğe, Kalbim köprüler arar yere. Çünkü bilir; Taşla örülen düzenler yıkılır, Ama adaletle kurulan ses Nesiller boyu yankılanır. Kalbimin dili politik, Çünkü insanı savunur. Ve ben sustuğumu sansam bile, O her zaman konuşur.
Dağların rüzgârında bir dil saklı, Tarihin taşlarına kazınmış bir isim. Yasaklarla susturulsa da türküler, Bir halkın sesi yankılanır derin derin. Bir kimlik yürür eski yollar boyunca, Ayak izleri silinse bile kalır. Bir çocuk anasının dilinde gülerse, Gelecek yeniden filizlenir, çoğalır. Haritalar çizilir masaların üstünde, Sınırlar çekilir cetvellerle. Ama kalbin bildiği yurt başkadır, Yaşar hatıralarda, dillerde, ezgilerde. Kimlik bir bayrak değildir yalnız, Bir hatıra, bir direnç, bir nefes. Var olmak bazen sadece hatırlamaktır, Ve hatırlayanlar kaybolmaz herkes. Gökyüzü hepimize geniştir aslında, Yıldızlar kimseyi ayırmaz gecede. Bir halk kendini söylediği sürece, Tarih yeniden yazılır her hecede.
Ben tarafsız değilim. Ama tarafım kalabalıkların çizdiği sınırlar da değil. İnsan hayatını, ideolojilerden daha değerli görenlerin tarafındayım. Ölümü kutsayan, savaşı kaçınılmaz gösteren, korkuyu yönetim aracı yapan her anlayışın karşısındayım. Çünkü hiçbir inanç, hiçbir bayrak, hiçbir tarih anlatısı bir insanın nefesinden daha kıymetli değildir. Bugün dünya, insanları kimliklere sıkıştırarak yönetiliyor. Dinler, milletler, ideolojiler; düşünmenin yerine konuluyor. Oysa akıl, sorgulama ve vicdan olmadan hiçbir aidiyet insanı yüceltmez, sadece kalabalıklaştırır. Kalabalıklar ise çoğu zaman düşünmez, sadece tekrar eder. Ben, tehdit dilini reddediyorum. Çünkü tehdit, gücün değil korkunun dilidir. Şiddeti reddediyorum. Çünkü şiddet, haklılığı değil çaresizliği büyütür. Benim politikam, insanın onurunu savunmaktır. Bir çocuğun korkmadan uyuyabildiği, bir insanın kimliği yüzünden dışlanmadığı, bir toplumun farklılıklarıyla yaşayabildiği bir dünya fikridir. Şiir okumak bu yüzden politiktir. Çünkü şiir, insanı hatırlatır. İnsanı hatırlayan toplumlar ise nefreti büyütmekte zorlanır. Ben sizden de değilim, diğerlerinden de. Ben, insanın tarafındayım.
Ben insandım. Beni bölmek için haritalar çizdiler, beni yönetmek için korkular ürettiler, beni susturmak için bayraklar salladılar. Ben insandım — beni kalabalık yaptılar, ama asla halk olmamı istemediler. Adıma savaş açtılar, kanımı tarih diye yazdılar, ölümümü zafer diye anlattılar. Sonra bana susmayı öğrettiler, itaati erdem diye yutturdular. Ben insandım. Bana kim olduğumu söyleyenlere karşı kim olduğumu hatırladığım gün suçlu ilan edildim. Çünkü insan düşünen demektir. Düşünen insan eğilmez. Eğilmeyen insan yönetilmez. Ben insandım, ve gördüm: Saraylar yükselirken mezarlar çoğalıyordu. Zenginlik büyürken umut küçülüyordu.