Barış Yüzer

“Son isteklerini yerine getirmeden durumunun kötüleşeceğinden korkuyordu. Ara sıra yaptığı gibi ölümü düşünmeyi denedi; ama kafası bundan yoruldu, uyuklamaya başladı. Bir saat sonra uyandığında sanki günlerce uyumuş gibi kendisini dinç ve dinlenmiş duyumsadı.”
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
“Perişan ve ölü gibi yorgundu. yle olduğu halde, hala ayaktaydı. Sanki günlerinin geri kalan küçücük bölümünden de iyice yararlanmak, bütün orman kıyılarında, orman yollarında yürümek, yürümek istiyordu.”
“Sen her yana bir parça çocuk çılgınlığı, bir parça çocuk neşesi taşıyabilmek için bir sürtük, bir serseri olduğunu hala anlamıyor musun? Her yerde insanlar seni bu yüzden biraz sevmediler mi? Bu yüzden sana biraz takılmadılar mı? Bu yüzden sana minnet duymadılar mı?”
“Acaba şimdi bir beyefendi ya da bir sanatın ustası olmayı, karın ve çocuklarının olmasını, akşamları da evine gidip haftalık gazeteni okumayı ister miydin? Bölye olsaydı yine hemen ortadan kaçıp ormanda tilkilerle uyumaya, kuşlarla ökse kurmaya, kertenkeleleri evcilleştirmeye kalkışmayacak mıydın?”
“Düşünürüm ki, dünyadaki en güzel şey, her zaman, içinde neşeden başka üzüntü ya da korkunun da olduğu şeydir. … Şöyle düşünürüm: Çok güzel bir kızı, eğer onun bir gün gelip yaşlanacağını ve öleceğini düşünmesek, belki de o kadar ince bulmazdık. Güzel bir şey sonsuza kadar aynı kalacak olsaydı, bu beni hoşnut ederdi; ama onu daha soğuk seyrederdim. Bunu yalnızca bugün değil her zaman göreceğimi düşünürdüm ki… Oysa geçici olana her zaman yalnızca sevinç değil, acı da duyarım.”