Batuhan Arslanoğlu

Batuhan Arslanoğlu
@barslanoglu23
Bilgi bir başkasına aktarılabilir ; Bilgelik ise hayır . . instagram.com/barslanoglu23
"Yatıracağınız para çok mu?" diye sordu memur. "21.711 ruble." Memur nedense pek manalı, "Ohoo!" dedi ve muhasebeciye yeşil bir kağıt uzattı. İşlemin nasıl yapılacağını çok iyi bilen muhasebeci bir anda doldurdu kâğıdı, çantasındaki paketi çıkardı, ipini çözmeye koyuldu, o sırada gözleri karardı, acı acı bir şeyler mırıldandı. Gözlerinin önünde yabancı paralar dolaşmaya başlamıştı. Deste deste banknotlar vardı pakette: Kanada dolarları, Ingiliz sterlinleri, Hollanda guldenleri, Letonya latları, Estonya kronları... Dili tutulan muhasebecinin başının üzerinde sert bir ses duyuldu: "İşte, Varyete'yi soyanlardan biri!" Ve o anda tutukladılar Vasili Stepanoviç'i.
Sayfa 264·Kitabı okuyor
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Horozun ötüşü tekrarlandı, kızın dişleri birbirine vurdu, kızıl saçları dimdik oldu. Horozun üçüncü ötüşünde döndü, pencereden çıktı, uçup gitti. Onun arkasından Varenuha yükseldi, uçan aşk tanrısı gibi havada ağır ağır süzülerek yazı masasının üzerinden geçti, pencereden çıkıp gitti. Saçında tek siyah tel kalmamış, kar gibi beyaz saçlı bir ihtiyar (kendisi biraz öncesine kadar Rimski idi) kapıya koştu, düğmeyi çekti, kapıyı açtı, karanlık koridorda koşmaya başladı. Merdivene dönen köşeye gelince korkudan titreyerek, karanlıkta el yordamıyla elektrik düğmesini buldu, merdiven aydınlandı. Eli ayağı tutmayan, zangır zangır titreyen ihtiyar, merdivende düştü. Çünkü yukarıdan Varenuha üzerine çullanıyormuş gibi gelmişti ona.
Sayfa 223·Kitabı okuyor
Gözleri hafif bir ışık saçan Giskard. "Ne düşünüyorsun, dostum Daneel?" diye sordu. "Tekil insan somutken insanlığın soyut olduğu varsayımını düşünüyordum. Aurora gemisinden gelen o hafif uğultuyu saptadığında bir bireyi değil, insanlığın bir parçasını saptıyordun. Dünya'dan uygun bir mesafede dursan ve arka plan gůrültüsü yeterince düşük olsa Dünya genelindeki insan nüfusunun zihinsel faaliyetinden doğan uğultuyu da saptamaz mısın? Ve kapsamı genişletirsek galaksi genelindeki bütün insanlığın zihinsel faaliyetinden doğan bir uğultu olduğu düşünülemez mi? Eğer öyleyse insanlığa nasıl soyut denilebilir? O gösterebileceğin bir şey. Bunu Sıfırıncı Kanun'la bağlantılı düşünürsen Robot Kanunları'nın genişletilmesinin geçerli bir sebebi var demektir - kendi tecrübenden de anlayabileceğin gibi."
Sayfa 440·Kitabı okudu
Alıntı
"Şey, beni köşeye kıstırdıkları söylenebilir. Bizi Sıçramadan önce durduracaklarını sanıyordum ama her nasılsa hedefimi biliyorlarmış ve buraya benden önce ulaşıp gelmemi beklemişler. Güneş Sistemi -Dünya'nın dahil olduğu gezegensel sistem içerisindeyiz. Burada savaşamayız. İsteseydim bile můrettebatım bana itaat etmezdi." "Neden?" "Batıl inançtan diyelim. Güneş Sistemi bizim için kutsal uzaydır eğer melodramatik tabirler kullanmak istersen. Savaşarak burayı kirletemeyiz.
Sayfa 424·Kitabı okudu
Alıntı
"O parlak yıldızı mı kastediyorsun?" "Evet. Onun hakkında ne düşünüyorsun?" "Parlak," dedi adamın nasıl bir cevap beklediğini bilemeyen Gladia. D.G. başka bir düğmeye bastı ve görüntü fark edilir ölçüde koyulaştı. "Evet ve ona uzun uzun bakman gözlerine iyi gelmez. Ama burada önemli olan parlaklık değil. O şey görünüm itibarıyla sadece bir yıldız ama düşün. O esas yıldız. O insanların bir zamanlar yaşadıkları tek gezegene ışık tutan yıldız. Insanların yavaş yavaş evrim geçirdikleri, milyarlarca yıl önce yaşamın ortaya çıkıp zamanla insana dönüştüğü gezegene ışık tuttu. Galakside 300 milyar yıldız, evrende de 100 milyar galaksi var ama bütün o yıldızlar arasında sadece bir tanesi insanlığın doğumuna şahit oldu ve bahsettiğim yıldız işte o." Gladia tam, "Eh, bir yıldızın o yıldız olması lazımdı," dedi hevessizce
Sayfa 415·Kitabı okudu
Alıntı