Başak Özkan

Koşmayı bıraktığımız gün, vardığımız gün. Aramayı bıraktığımız gün, bulduğumuz gün. Konuşmayı bıraktığımız gün, duyduğumuz gün. Bizim olduğunu sandığımız şeylerin hiçbir zaman gerçekten bize ait olmadığını anladığımız gün, artık her şeye sahip olduğumuz gün.
Reklam
dolce far niente
“Hepimiz yanlış yollara girdik. Ama sonra bir de o yolları aydınlığa çıkaran köprüler çıktı karşımıza. Kalbimizi taze ceviz gibi kıranlar da oldu, aynı kalbi avcuna alıp kibarca okşayanlar da. Solan çiçeklerimiz de oldu elbet, hassas filizlerden doğan lezzetli meyvelerimiz de. İliğimizi titreten soğuklar da geçti içimizden, bir o kadar taptaze açan güneşler de. Yok, korkuya mahal yok. Yollar eninde sonunda mutlaka iyiliğe, mutlaka sevgiye, mutlaka güneşe varır. Bir de böyle düşün; belki de yürüdüğün tüm çakıllı yollar seni bir yerlerde mutlaka çiçekli tarlaların olduğuna inandırmak için vardır.”
“İzin ver dünyayı senin için daha iyi bir yer yapayım.”