Ege Soley

Ege Soley

Yazar
8.9/10
11 Kişi
·
19
Okunma
·
1
Beğeni
·
84
Gösterim
Koşmayı bıraktığımız gün, vardığımız gün
Aramayı bıraktığımız gün, bulduğumuz gün
Konuşmayı bıraktığımız gün, duyduğumuz gün.
Bizim olduğunu sandığımız şeylerin hiç bir zaman gerçekten bize ait olmadığını anladığımız gün , artık her şeye sahip olduğumuz gün.
"Pencerenden görünen ağaç gibi ol. Rüzgar eserse eğil, yağmur yağarsa ıslan, kollarına, kanatlarına, dallarına konan her şeyi sevgiyle karşıla. Kavga etme. Savaşma. Sadece ol. Çünkü bir ağaç ne kendini diğerlerinden aşağı görür, ne kendi meyvesinin daha lezzetli olduğunu savunur. Ağaç vakti geldiğinde çiçek açar, zamanı gelir, meyve verir. Çünkü ağaç bunun için vardır, doğa olduğu kadardır."
Ama su bu; hem de nasıl kuvvetli bir su.
Durur mu, ben istedim diye durulur mu?
Elbette beni ciddiye almayacaktı. Su her şeye rağmen aktı.
Ege Soley
Sayfa 47
Kendimi bildim bileli içimde hep atlar koştururdu.
Hiç durmaması tembihlenmiş, birbirinin peşi sıra dörtnala atlar.
Hiçbirimiz göstermek istediğimiz kadar güçlü, bilgili ve kendinden emin değiliz. Hepimizin hiç durmadan titreyen bir teli, altına bir şeyler sıkıştırmadığı sürece yere sabit basmayan bir ayağı var.

Emin olun var.

Dinleyin, görün, önemseyin.
Hepimiz ilgiye muhtacız.
İçi boş sohbetlere değil, anlaşılmaya açız.
Hepimiz kırılganız, hepimiz insanız.
Ve hepimiz çok kısa bir süreliğine buradayız.
Gerçekten, hepimiz.
Ege Soley
Sayfa 154
Hem sen hayallerin gerçek olsun diye mi burada olduğumuzu sanıyorsun?
Elbette hayır. Sen sadece varoluşu bir de bu gözlerle görmek için buradasın.
Ege Soley
Sayfa 48
Insan kendi karanlık koridorlarında karşılaştıklarından her zaman hoşlanmıyor, insan bazen en çok yadırgıyor. Olsun. Çürük dişin yerini bir kere belirledi mi sonrası kolay; insan dilini oraya artık hep daha dikkatli değdiriyor.
Ege Soley
Sayfa 90
Bazen sadece izle, dinle ve bırak. Bırak onlar sağdan soldan fikir dilensin. Soracak olurlarsa, "Bilmiyorum, ben sadece buradan geçiyordum" dersin.
156 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
Haemin Sunim’in ‘yalnızca yavaşladığında görebileceğin şeyler’ini okuduktan sonra,içimdeki hızı yavaşlattım.Ege Soley bu hızı içimizde atların koşturması olarak anlatıyor. Dörtnala koşan atlar, nasıl hızlı ki güzellikler bile sabun köpüğü oluyor zihinlerimizde. Gülüşleri kaçırıyoruz, mükemmelliği arzularken yarım kalıyoruz. Sevdiklerimiz iki kahve süresine sıkıştırılıyor, günlük uğraşlarımız yerleşiyor odalarımıza,kendimiz oturacak yer bulamıyoruz.
Düşünün ki hep ayaktayız.
Hayata karşı bir çıkıntıyız,bir pürüz. Öyle mükemmel ki hayatlarımız içlerinde biz yokuz.
.
O kadar hız varken neden yetmiyor,yetinmiyor ve yetişemiyoruz? Bize böyle öğretmemişlerdi, ne kadar çok öğrenirsen-ne kadar çok çabalarsan öne geçerdin.
Ama olmuyor değil mi? Bir koltuğa alabildiğine karpuz koymak istediğimizin farkındayım,o karpuzlar benim de ellerimde ve koyacak yerim yok.
Zapt ettiğimiz kalelerin duvarları çok yüksek. Çok güçlüyüz, kimse yıkamaz surlarımızı.
Ama içinde gün ışığı yok.
İçinde susuşlarından bile anlam çıkartabildiklerimiz yok. Çünkü susmayı kayıp olarak gördük hep. Konuşmalıydık,koşmalıydık,bir yerlere varmalı,parlamalı,alkışlanmalıydık.
.
Ege Soley,durmaktan durulmaktan bahsetiyor. Sessiz bir yerde kahve içerken,arkada çalan o sevdiğiniz şarkı gibi.. Pek çok cümle var altını çizdiğim, kenarına ufak yıldızlar çizdiğim.
Çünkü susarken,dururken,sakince akmayı anlatırken de yıldızlarla çevrilebilir; bir başkasına yıldız olabilirsiniz.
Ellerinizdeki yaldızlı kutuları bırakın.
Salyangozlara bakın,yuvalarından başka neleri var ki,hem de çok büyük değil; kendine yettiği kadar..
Sonra Ege Soley’le sohbet edin,yormadan yorulmadan..
İyi gelecek..
‘Koşmayı bıraktığın gün’,varmış olacaksın istediğin yere~
156 syf.
·4 günde·Beğendi·7/10
Bu kitabı birinin günlüğünü okur gibi okudum. Olay örgüsünü, girişi, gelişmeyi, bilmediğim bir şey öğrenmeyi beklemeden, "ya evet bunu ben de hissediyorum." dedirten duygu betimlemelerini okurken hepimizin aynı olduğunu bir kere daha hatırladım. Herkesin birbirine benzediğini, acıların, kafa karışıklıklarının da alınan derslerin, çıkarılan sonuçların da benzer olduğunu dünyada yaşıyoruz işte. Konu bu. Hepimiz elimizden geldiği kadar yaşıyoruz.
156 syf.
·Beğendi·9/10
Bu kitabı okurken yer oldukça katıldım yer yer hiç katılmadım ve bolca üzerine düşüne düşüne okudum. Biz neyiz, neden buradayızdan ziyade ben kimim ve neden önemliyim gibi sorular sorduran, yüklerimizden kurtaran ve hayatımızda yeni bir pencere açan bir kitap.

Yazarın biyografisi

Adı:
Ege Soley
Unvan:
Yazar

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 19 okur okudu.
  • 3 okur okuyor.
  • 30 okur okuyacak.