Sahip olmaya çalıştığımız her şey bizi bırakır. Kaçarlar bizden. Hayat bile. Yani küçükhanım, bizim işimiz uzun uzun bakmak ve gördüğümüz şeylerin tadını çıkarmak.
Kendimi iyi hissedeceğim, ait hissedeceğim bir ev arıyordum. Ya da birini belki, bilmiyorum. Ev dediğiniz dört duvar değil ki, orada sizi sevecek saracak biri...
Kaç yıldır oturduğum evde hala açılmamış kolilerim var. Yerleşmeyi beceremeyeceğim daha üniversitedeki o ilk evimde belli oldu. Tabakların bana ait olması kendimi sofraya ait hissetmemi sağlamadı. Duvarların içindeki her şeyin benim olması kendimi evde hissetmeme yetmedi. Daha kötü bir şey oldu hatta. Bana ait ev hayali, oraya sahip olunca kendimi başka türlü hissedeceğim hayali kırıldı.