Uykunun güzelliği buydu işte - gerçeklik çözünüyor, zihnimde bir film veya rüya gibi gelişigüzel bir şeye dönüşüyordu. Beni ilgilendirmeyen şeyleri görmezden gelmek kolaydı. Metro işçileri grevdeydi. Bir fırtına gelmiş ve geçmişti. Önemi yoktu. Uzaylılar dünyayı işgal etse, çekirge istilası başlasa belki fark eder ama aldırmazdım.
Mesela ben, gayet tabii olarak, yalnız aklımı kullanıp hayatiyetimin ancak yirmide birinden faydalanarak değil, içimde hayatla ilgili bütün unsurları seferber ederek yaşamak istiyorum. Aklın kudreti nereye kadar uzanır? Akıl öğrenebildiği kadarını bilir (bazı şeyleri hiçbir zaman öğrenemeyebilir;
Esasen tabiatın hiçbir zaman, hiçbir durumda bize tabi olmadığını, onu hayalimizde kurduğumuz gibi değil, gerçekte olduğu gibi kabul etmemiz ge- rektiğini asla akıldan çıkarmamalıyız; öte yandan bir cervel, bir takvim, hatta... hatta bir kimyager imbiği peşindeysek ne yapalım, bunları da olduğu gibi kabullenmeliyiz! Karşı koysak bile, nasıl olsa kendini kabul ettirir zaten.