Durum kötü! Hem de çok kötü: İçimde pislik, Bulantı var. Bu kez yeni: Kafede yakaladı beni. Bugüne kadar kafeler tek sığınağımdı. İnsanla dolup taştıkları, aydınlık oldukları için. Onları da kaybettim. Odamda, dört bir yandan çevrildiğimde nereye gideceğimi bilemeyeceğim artık.
Belki de insanın kendi yüzünü anlaması
imkânsızdır. Belki de bunun nedeni yalnız yaşamamdır.
Topluluk içinde yaşayanlar kendilerini aynalarda, arkadaşlarına nasıl görünüyorlarsa öyle görmeyi öğrenmişlerdir. Benim arkadaşım yok. Tenimin böyle çıplak olması acaba bu yüzden mi? Buna insansız… evet insansız doğa denebilir.
Sözcüklere bağlanamadığım için düşüncelerim çoğu zaman karmakarışık. Belirsiz ve hoş şekiller halinde belirip sonra kayboluyorlar, hemen unutuyorum onları.
Tutkum ölmüştü artık.
Yıllarca onunla dolup sürüklenmiştim ama şimdi içim bomboştu. Bu yetmiyormuş gibi yavan, devasa bir düşünce de kayıtsızca karşımda duruyordu. Ne oldugunu pek bilmiyordum bunun ama içimi öyle daraltıyordu ki bakamıyordum.