Herkes herkesi bir şeylere zorlar, istemedikleri şeylere değil, daha çok isteyip istemediğini bilmedikleri şeylere, çünkü neredeyse hiç kimse ne istemediğini bilmez hele ne istediğini hiç bilmez, bu sonuncusunu bilmenin yolu yoktur zaten.
'Fransız dilinin bilgi ile irfan arasında yaptığı ayrımı hatırlayabiliriz. Bilgi, kafamızı doldurmuş olduğumuz ama her zaman işe yarar bir zemin bulmayan şeydir. İrfan, bilginin bir hayat tecrübesine dönüşmesidir. Dolayısıyla, durmadan yenilenen bu bilginin yükünü makinelere emanet edip irfan üzerinde yoğunlaşabiliriz belki de..'