Betül

Yaşlılıkta hafıza her ayrıntıyı büyütüp çok net çerçeveleyerek sunuyor.
Edebiyat
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
"Yakın olduklarımızın dertlerimizi bilmemesine tahammül edemeyiz. Onların artık doğru olmayan bir şeye bir dakika bile daha fazla inanmalarına, dul kaldıysak hala evli olduğumuzu yahut öksüz ve yetim kaldıysak hala bir anne babamız, sevgilimiz bizi terk ettiyse hala bir sevgilimiz olduğunu ya da apansız bir hastalığa yakalandıysak hala sağlıklı olduğumuzu düşünmelerine tahammül edemeyiz. Öldüğümüz zaman hala hayatta olduğumuzu ve hala hayattaysak öldüğümüzü düşünmelerine tahammül edemeyiz."
Sayfa 277 - Yky·Kitabı okudu
Herkes herkesi bir şeylere zorlar, istemedikleri şeylere değil, daha çok isteyip istemediğini bilmedikleri şeylere, çünkü neredeyse hiç kimse ne istemediğini bilmez hele ne istediğini hiç bilmez, bu sonuncusunu bilmenin yolu yoktur zaten.
'Fransız dilinin bilgi ile irfan arasında yaptığı ayrımı hatırlayabiliriz. Bilgi, kafamızı doldurmuş olduğumuz ama her zaman işe yarar bir zemin bulmayan şeydir. İrfan, bilginin bir hayat tecrübesine dönüşmesidir. Dolayısıyla, durmadan yenilenen bu bilginin yükünü makinelere emanet edip irfan üzerinde yoğunlaşabiliriz belki de..'
'Şimdiki zamanın ortadan yok olması, eskiden otuz yıl süren modaların bugün otuz gün sürmesinden kaynaklanmıyor yalnızca. Bu, üzerinde konuşmakta olduğumuz nesnelerin geçersizleşmesi sorunu aynı zamanda. Ömrünüzün birkaç ayını bisiklet öğrenmeye ayırırdınız, bunu dağarcığınıza bir kere attınız mı geçerliliğini ömür boyu korurdu. Şimdiyse yeni bir bilişim programını anlamak için iki haftanızı ayırıyorsunuz ve bu programa aşağı yukarı hakim olduğunuzda bir yenisi satışa sunuluyor, dayatılıyor. Demek ki, kaybolan bir ortak hafıza sorunu değil bu. Şimdiki zamanın oynaklığı sorunu daha ziyade. Dingin bir şimdiki zamanı yaşamıyoruz artık, devamlı geleceğe hazırlanma gayreti içindeyiz.'