Oysa aslında umut, deli gibi istenen ama tam anlamıyla güvenilmeyen, gerçekten inanılmayan karşısında duyulan korkudan başka bir şey değildir. İnsan mevcut olanı umut etmez. O zaten, az çok şansa oradadır.
Halbuki aleyhimizde verilen hükümlerin sebepleri çok kere bizim kusurlarımız değil, bize bakanların görüşlerini bulandıran kendi hisleri, acizleri ve öfkeleridir.