edu arden

edu arden
@baygaleano
gökyüzünde bir kanat sesi..
Yazgımıza Utanç Yazdılar
Puan vermedi·170 syf.··
2025 4. kitabı
Fas'ın çöllerinden Marakeş'e gelen gizemli bir yolcu kendi öyküsünü anlatmaya koyulur masalcılara..Babası, hep bir erkek evlat istemiştir; annesi ise toplumun, geleneğin ve babasının yoğun presi altında "sayın yazgı"nın da şaşmaz buyruğuyla her seferinde "kız" doğurmaktadır..Kız evlat sayısı, erkek hükmünün süregeldiği "ev"de tahammül sınırlarını aşınca sözkonusu baba, anne karnındaki sonuncu bebeğin kız olamayacağına, olmaması gerektiğine karar verir ve yazgıyı değiştiriverir..Çocuk doğduğunda cinsiyetine bakmaksızın ona bir erkek adı verir, bir süre sonra da sünnet düğünü yaptırır..Kahramanımız kadın olarak doğmak gibi affedilmez bir suçun cezasını yirmi yıl erkek gibi yaşayarak ödeyecektir..Erkek gibi davranarak, erkek gibi hissederek, erkek gibi "var olarak"..Yirmi yıllık erkeklik oyunu, bir kadir gecesi babanın ölüm döşeğine yatmasıyla özgürlük mü ikinci bir esaret mi anlayamadığı bir yeni hayata devirir bizimkini..Kutsal Gece; kimliğini kazandığı gece, babasının Son nefesini verdiği gece, yalanın son bulduğu gece, "erkekliğin öldüğü gece"dir..Tekrar kadınlığına döndüğünde yaşayabileceği bir kimliği kalmamıştır elbette..Toplumun, törelerin, geleneksele bağlamış dinin ve erkeğin "höt zöt"ü altındaki kadının hikayesi bu..Kumdan ve rüzgardan oluşan bu çocuğun hikayesini anlatmaya kalkışanların başı dertten kurtulmazken dinleyici ve okurların ise Goncourt ödülüne kadar yolu vardır..Tahar Ben Jalloun, yalnızca Doğu'nun malı olan bir derdi ele alıyor: "utanç" sevgili okur, "utanç"...
Kutsal GeceTahar Ben Jelloun · Can Yayınları · 1988232 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
"Hazır Giyinmişiz"
Puan vermedi·336 syf.··
2025 3. kitabı
Durumları konusunda bilgi aldığı, sevinçten, küçük hazlardan yoksun, bir kenara itilmiş, hiçbir hesaba katılmamış, yaşamış, sevmiş, unutulmuş, bir zamanlar birileri olup da sonra hiç var olmamış, iz bırakmadan geçip gitmiş olan "öndekiler" için yumruğunu havaya kaldırıp Tanrısıyla kavga eden bir adamın hikayesi..Kimdir "öndekiler"? Oldukları şey olmaktan çıkıp da eskisi gibi hesaba katılmayan sen, ben, o.. Bay Salomon..Hiç tanımadığı kimselere "iyi titreşimler" göndererek onların diğer tarafa bir parça da olsa mutlu gitmelerini sağlayan bir Kral..Kral dediysem ülkesi ve tebaası olan birinden bahsetmiyorum, aksine hiç kimsesi olmayan bir yapayalnız. Karşı çıkan bir adamdır o, gösteri yapan bir adam. Çoktan unutulmuş, toz zerresi olmuş önemsiz kişilerin anılarını yaşatmak üzere eskicilerden kartpostal toplayıp buluşma yerlerine giden, kartpostallarda verilen ama 1920'lerde kalmış adresleri arayıp bulan ve saygısını sunan bu Kral, şöyle diyor: "Çocuk dünyaya gelir gelmez ne yapar? Bağırmaya başlar. Bağırır da bağırır. Neden bağırır peki? Hazır giyim başlamaktadır da ondan..Acılar, sevinçler, korku, sıkıntı, bunalım demeyelim hadi...yaşam ve...kısaca bütün gerisi. Sonra avuntular, umutlar, kitaplardan öğrenilen ve adına çoğul olarak felsefe denilen şeyler...Bunlar da hazır giyimdir. Kimi zaman çok eskidir bu hazır giysi, hep aynı kalır, kimi zaman da günün beğenisine göre bir yenisi bulunur..."
Edebiyat & Roman
Kral Salomon'un BunalımıRomain Gary (Emile Ajar) · Agora Kitaplığı · 2011295 okunma
Rahat Okuyamayacaksınız
Puan vermedi·660 syf.··
2025 1. kitabı
Bolşeviklerin, Romanovların boynuna doladığı ip bir süre sonra Stalin için zirveye kurnazca ve sorunsuz tırmanışın ipi olurken yüz binlerce Rus'un, ucunda sallanmaya "hak kazandığı" yoldaşlık ödülü oldu aynı zamanda. Boynu için uygun ip bulunamayan Rus köylüsü için alternatif de hazırdı: Boyunduruk. Öküzü kamulaştırılan köylüye sabanın sapını hediye eden Stalin'in gizli servisi GPU ve SMERŞ, köylüye karnını doyurması için şayet bir hücrede ölmez veya kamplardan sağ çıkmayı başarabilirse kafasını boyunduruğa uzatmasını tavsiye ediyordu. Bir karış toprak sahibi olmak için 17 Ekimde canını ortaya koymuş binlerce Rus'a uygun "yer" de bulunmuştu: Toprağın altı.1936 ve sonrasında dünyanın en büyük cezaevine çevirdikleri Rusya, Tolstoy'un "Sevgili Rusya"sı, insan etiyle beslenen devasa bir canavara dönüşmüştü. Çalışma kamplarının durmadan "muhalif" öğütmesini tahtakurularından arınma olarak gören Stalin'in havaya kaldırdığı sıkılı yumruğunun tadına bakmamış romantiklere, eski bir kızıl, Aleksandre Soljenitsin, şişirilmiş Stalin balonuna bir iğne batırarak bir okuma çağrısı yapıyor: Gulag Takımadaları...İnsanoğlunun bütün tekniğini, bilgisini, enerjisini yalan ve ölüm üretmeye harcamasına bir hayret ve tepkinin adıdır Gulag Takımadaları.
Gulag Takımadaları – 1. CiltAleksandr Soljenitsin · Felix Kitap · 2023143 okunma