Yaklaşık 2 aydır elimde tutup okumaya kıyamadığım bir kitaptı. Çerez bile bu kadar kısa sürede bitmez. Kitabımız 80 sayfadan oluşuyor. Sayfa sayısi verme nedenim daha uzun yazılsaymis üzüntüsüne kapılıyor insan. Bir yazar kelimelerle böyle güzel oynayabilir mi... Aforizma-deneme serisinin 3. ve son kitabıdır Galileo'nun Pergeli. Ilk iki kitabı sırası ile lucifer'in Bisikleti ve Medusa'nın Makasıdır. Düşünce, yazım, anlatım tüm tarzları kendine has. Kelime oyunları, cümleleri secisi, dizisi, kurgusu... herşeyiyle okuması çok keyifli. Ha bu arada Galileo ile hiç-bir alakası yok. Erken kaybettiğimiz yazarlarimiz arasında olmasi çok üzücü. Kitap kısacık olsa da bize upuzun düşünme fırsatı veriyor. Insan oturduğu yerden bambaşka bir dünyaya geçiş yapıyor birçok kitapta olmayan bir yöntemle. Cümleler öyle derin anlamlar içeriyor ki bazen o derinlikte kayboluyorsunuz. Yani Küçük Iskender klasiği diyorsunuz. Yazar hakkaten yazmış ya 1000 sene sonra da Dünya yaşıyor olsa kitapları ölmez cinsten. Nitekim de böyle olsun.
"Hayır" demek değil, "evet" demektir hayattaki kimi sorunların kaynağı; hayır diyenler yalnızlığından acı çeker, evet diyenler sosyal trajediden." Bu cümleyi okuduğumda içinden çıkaramadığım durumun, içinden çıkılamayacak bir durum olduğunu anlamak gibi bir anlami oldu. Tüm insanların ortak sorunu:Evet-hayır olayı.
"Psikiyatristlerle rahipler aynıdır; onlara günahlarınızı anlatırsınız. İkisi de bundan nefret eder. Aralarındaki fark, psikiyatristlerin bu sıkıcı iç döküşlere hiç katlanamadıkları için en azından iş olsun diye vizite ücreti altında para talep etmeleridir." gibi gibi bir-çok güzel düşünceyle buluşturduğu için beni mutluyum. Ufkunuz açık, günleriniz aydınlık olsun. Kitapla kalın.