Kitabı elime aldığım dakikadan itibaren yarım saat geçmemişti ki bitti. O kadar akıcı o kadar etkileyiciydi ki kitap bitti ama ben kitaptan çıkamadım. Beni içine çekti ve düşünce sistemime girdi. Daha farklı düşünmeye, hayata daha farklı bakmaya başladım. En önemlisi de suyun derinliğini iki ayağınla ölçme sözünü hatırlattı. Bir de pirince giderken eldeki bulgurdan olmak atasözünü. Bununla ilgili çok atasözü var fakat bu kitap baştan aşağı mükemmel bir söz..