Nazlı, bir alıntı ekledi.
3 dk.

‘’Bazen hayatta öyle karşılaşmalar olur ki, hem de hiç tanımadığımız insanlarla, bir tek sözcük bile konuşmadan, birdenbire, tek bir bakışla ilgilenmeye başlayıveririz.‘’

Suç ve Ceza, DostoyevskiSuç ve Ceza, Dostoyevski

suskun kelimeler
"Artık çocuk değiliz susarak da bir şeyler diyebiliriz..."diyor bir yazar cümlelerinde. Sahi gerçekten böyle midir? Çocuk olmadığında cümleler. Ah cümleler bazen dilden değil de gözlerden dökülüverir!
Evet, bazen bazı şeyleri söylemek susmak kadar zordur. Susmak...anlamsızdır belki ama adresini bulduğunda en etkili sözdür.

Miraç Sahtiyan, bir alıntı ekledi.
27 dk.

Hatırlamak
Bazen insana hiçbir şey hatırlamak kadar acı vermez, özellikle de mutluluğu hatırlamak kadar. Unutmamak. Belleğin kaçınılmaz intikamı. Herhangi bir iz taşınıyorsa eğer, bu bir zamanlar bir yara açıldığındandır.

Kabuk Adam, Aslı Erdoğan (Sayfa 1)Kabuk Adam, Aslı Erdoğan (Sayfa 1)

Bir Demet Tiyatro
Mükremin:Giden gidene ha
Lütfiye:Öyle giden gidene
Mükremin:Şuan içimde lise son sınıfın son cumasının ince kederi var biliyor musun?
Lütfiye:Benim de, arkadaşlarla son gülüşmeler, hatıra defterine yazılan yazılar. Bana kalbin kadar temiz bu sayfayı ayırdığın içinler...
Mükremin:Bazen düşünüyorum da bu hayat yani her şey bu gelmeler, gitmeler, koşmalar, durmalar, gülmeler, ağlamalar hepsi sanal be Lütfiye. Yani var da yok aslında ya da aslında yok da biz varmış gibi davranıyoruz. Misal öksürüyorsun sonra dönüp arkana baktığında sana en uzak olan şey o öksürük
Lütfiye:Ben sana pek katılmıyorum Mükremin abi.
Mükremin:Ne zaman katıldın ki zaten.
Lütfiye:Her şeyin boş olduğu doğru değil, birine söylediğin bir söz yaptığın bir iyilik uçup gitmiyor ki birini güldürdün mü mesela uçup gitmiyor ki yanağında izi kalıyor belki bin yıl
Mükremin:Kalıyor mu hakkaten?
Lütfiye:Kalıyor Mükremin abi inan buna. Söz uçuyor belki ama tortusu yüreğin bir yerinde kalıyor mutlaka.
Mükremin:Yani bu kadar zaman haybeye yaşamadık, boşuna konuşmadık öyle mi?
Lütfiye:Öyle, inan bana öyle
Mükremin:İyi bari

zeki müren ~
Bazen ölümü özlüyorum.Ölüm özlenir mi?diyeceksiniz. Elbette özlenir. O beni özlemeden ben yakınlık kurarım.
~yeter ki tanrı onun bile hayırlısıni versin.

Fatma Kılıç, bir alıntı ekledi.
1 saat önce · Kitabı okuyor

'Bazen bir adamın elindeki İncil, babanın elindeki viski şişesinden daha tehlikeli olabilir.'

Bülbülü Öldürmek, Harper Lee (Sayfa 59 - Sel Yayıncılık)Bülbülü Öldürmek, Harper Lee (Sayfa 59 - Sel Yayıncılık)
ismail can akgül, Fareler ve İnsanlar'ı inceledi.
2 saat önce · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 9/10 puan

Fareler ve insanlar, iki yakın arkadaşın, birbirinden zıt karakterlerle ancak aynı hayallerle devam ettiği bir hayatın hikayesi. Aslında hayatın kısa bir özeti bu kitap. kitabın bir yerlerinde sizin de kendinizi bulabileceğiniz bazen hüzünlenip bazen kızacağınız bazen de hayatın acımasız yönlerinin yüzünüze çarptığını hissedeceğiniz bir anlatım. Bazen George olup akıllı, zeki, planlı yanınızla hareket ediyor, bazen lennie oluyor, saf çucuksu bazen aklınızın yetmediği yanınızla hareket ediyorsunuz. Toplum içinde oluşan statülere, sınıfların varlığına şahit oluyor ayrımcılığı seyis Crooks'un hissettiği gibi hissediyorsunuz. Hayalleriniz aklınıza geliyor, tekrar hayal etmeye başlıyorsunuz lennie gibi..Curley oluyor hırslarınıza yenik düşüyor, Candy olup elde avuçta kalan son atımınızla hayatın sizi bağladığı köleleştirdiği yapıdan kaçıp kurtulmak istiyorsunuz. aslında hayalleri okuyorsunuz, hayallerin özgürlüğe açtığı kapılardan geçip sonsuz ufuklara süzülen düşlerinizle baş başa kalıyorsunuz....

İnsanım...
Yorulurum bazen ,
umudumu kaybederim...
Kırılırım ,
incinirim...
İsyan eder, öfkelenirim....
Tam o anda ,
gözlerine takılır gözlerim...
Ruhumun kıyısına vurur sözlerin...
Asude bir denize döner sakinleşirim...

Birhan Eroğlu

HALİME ALTUĞ, bir alıntı ekledi.
2 saat önce · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Fiziğin içinden çıkamadığı bir sorun da ‘’Türbülans’’ hadisesidir. Fizikçiler bu istenmeyen şeyi engelleyebilmek için hâlâ çaba sarf ediyorlar. Esas sorun, bir nehrin sularının ya da herhangi bir akışkanın nasıl öylesine düzensiz aktığıdır; bunun formülünün ne olduğudur. Türbülansı görmek o kadar kolayken bu durumu açıklığa kavuşturmak çok ama çok zordur. Matematikte ise bir irrasyonel sayı olan Pi’nin, değerinin tam olarak kaç olduğu gizemini hâlâ korumaktadır. Matematik, bu işin içinden çıkamamaktadır. Bütün meçhuller, fikirlerin mezarlığıdır. Herkes bir şey söyler. Teoriler ileri sürer. Benim içinden çıkamadığım şeyse nasıl olup da akışkan olan bu yaşamın bazen türbülans (burgaç) bazense anti türbülans bir havaya bürünerek insanı boşluğa düşürebildiğidir. İçinden çıkamadığım bir diğer şeyse, nasıl virgül hiçin yani rasyonel bir sayı olan pi-s’in hayatımızda sabit ve kesin bir değer(sizliğ)e sahip olduğudur. Yıllar geçtikçe, hayatında üstel bir şekilde artan hiçin baskısını hisseden bireyin, sıfırdan sonra gelen virgülün kancasında kendini nasıl katledebildiğidir. Kendini hiçe nasıl teslim edebildiğidir. Virgülün kancasıyla katlonulup hiçin ç’sinin kancasında elâleme karşı nasıl sergilendiğidir.

Şey ve Tan, Mehmet Sabri GençŞey ve Tan, Mehmet Sabri Genç
Özgür Adam, bir alıntı ekledi.
2 saat önce · Kitabı okuyor

" İnsanlar bazen kişisel sorumluluk almaktan korkar. Korkmayın. Sorumluluk alarak özgürlüğü seçiyorsunuz. Korkular ve inançlar veya mecvut durumların rüzgarıyla oluşan geçmiş koşullanmalarınızın sizi oradan oraya itip durmasına izin vermemeyi seçiyorsunuz. Hayatınızın kontrolü sürekli olarak elinizde tutmaya karar veriyorsunuz. Kişisel sorumluluğun gerçek anlamı da budur.

Öfke Kontrol Rehberi, James Seghers (Sayfa 93 - Olimpos Yayınevi)Öfke Kontrol Rehberi, James Seghers (Sayfa 93 - Olimpos Yayınevi)