Büyümek bazen yaş almak değil, hayal kırıklıklarını kabullenmektir.
Belki de Holden'ın asıl savaşı dünyayla değil, masumiyetini korumaya çalışmasıylaydı.
Bazı insanlar ise tam karşıda bir mekanizma sonucu, güçsüzlükleri ile çevrelerinde egemenlik kurarlar.Özellikle toplumumuzda "zavallı" ve "mağdur" kişilere karşı geliştirilen tutum bu durumu pekiştirir. Diğer insanların duygularını sömürerek onlara dilediklerini yaptırabilen ve "edilgen saldırgan" olarak nitelendirebileceğimiz bu kişiler geliştirdikleri senaryolarında öylesine ustadırlar ki, çoğu kez bizden neler alıp götürdüklerini fark edemeyiz bile.Böyle bir insandan bazen, "Ne iyidir zavallı!"diye söz ederken, "iyi" ve "zavallı" kavramlarına eş anlam vererek nasıl bir oyuna geldiğimizi göremeyiz.
"Bazen hayatta güçlü almamız gerekir kızım. Ama hayatın her anında güçlü olmak zorunda değiliz. Zayıflık gösterebilir, ağlayabilir, hastalanabiliriz. Üzgün olduğumuzu itiraf edebiliriz çünkü bunları yapmadığımızda hayat bize katılaştırır," demişti saçlarımı okşayarak. Katılaşan her şey kırılmaya mahkûmdur. Senin kırılmana dayanamam."
Babamın yumuşak sesi zihnimde dönerken işte diye düşündüm, sonunda kırıldım.