Bu kitabı Evladım Sana Diyorum okuma grubuyla okuduk. Ben çeşitli sebeplerden vaktinde okuyamamıştım fakat birkaç yorumum var. Öncelikle bu kitapta geçen üç önemli şahsiyet var: Ömer Hayyam, Hasan Sabbah ve Nizamülmülk. Bu şahsiyetlerin yanında dönemin hükümdarları Alparslan ve Melikşah da yer alıyor. Kitap boyunca bu önemli kişiler hakkında sanki çok da doğru olmayan birtakım hususlar var diye düşündüm. Mesela İslam'ı çok iyi bilip ona uygun yaşayan, döneminin en önemli alimlerinden sayılan Ömer Hayyam'ın özel ve romantik yaşamına dair birçok detay var. İlk merakım kitap yazarının yüzyıllar öncesinde yaşamış biri hakkında bu kadar detaylı bilgilere nereden ulaştığıdır. Bu açıdan, kitabı okuyacak olanlara önerim; bu şahsiyetlerle ilgili hiçbir bilgiyi sorgulamadan kabul etmeyiniz. Mutlaka bir ikinci okuma veya çapraz okuma yapmalıyız. Ayrıca yazarın bir doğu incelemesi yaparken alttan alta bir batı güzellemesi yaptığını sezdim. İnsan kendi yazdığı bir kitaba neden böyle sinsi satır araları koyar ki? Şiiliği çok normal bir mezhepmiş gibi anlatması, İsmailiği, Hasan Sabbah'ın meziyetlerini (?) tabî meselelermiş gibi yansıtması ayrıca hoşuma gitmedi. Belli bir tarihi bilinci olan ve okuduğu her şeyi olduğu gibi doğru kabul etmeyen, neyin ne olduğunu bilen insanlar yine genel kültür adı altında (okumamış olmamak için) okuyabilir.