Ölüm cezasını bu felaketin kendi başınıza gelmesini beklemeksizin halk için kaldırsaydınız,siyasi bir baş yapıttan da öte toplumsal bir başyapıda ortaya koyacaktınız. Oysa ölüm cezasını darbe girişiminde bulunurken suçüstü yakalanmış 4 bahtsız bakanı kurtarmak için kaldırarak siyasi bir başyapıtı bile beceremediniz.
Sonra ne oldu? İçten davranmadığınız için kimse size güvenmedi.Halk kandırılmak istediğini anlayınca sorunun ele alınış tarzını öfkelenip bütün ağırlığının üzerinde hissettiği ölüm cezasına garip bir şekilde destek oldu! Halkı bu konuma sizin beceriksizliğiniz sürükledi. İçtensizlik ve dolaylı bir şekilde yaklaştığınız bu sorunu uzun bir süre için riske attınız.
Komedi oynarken ıskaladınız.
İşte söz konusu olan buydu.Ey halk ölüm cezasını sizin için değil bakanlık görevine gelebilecek biz vekiller için kaldırıyoruz. Guillotin'in düzeneğinin toplumun üst katmanlarını rahatsız etmesini istemiyoruz. Onu kırıyoruz.Bu herkesin işine gelirse sorun yok ama biz sadece kendimizi düşündük. Ucalegon yanıyor. Ateşi söndürelim.Çabuk celladı kovup yasanın üzerini çizelim.
Benim sefaletim, kimseyi reddedecek gücümün olmamasından kaynaklanıyordu. Eğer bir teklifi reddedersem, karşımdaki kişinin kalbi ile kendi kalbim arasında onarılmaz bir çatlağın oluşacağı korkusu yüreğime pompalanıyordu.