Tıpkı evrim gibi tarih de bireysel organizmaların mutluluğunu yok sayar, dikkate almaz.Bireyler de genellikle tarihin akışını kendi lehlerine değiştirebilmek için çok bilgisiz ve güçsüzdürler.
Dinler, yasalarımızın insanların kaprisi değil, mutlak be üstün bir otorite tarafından buyrulmuş emirler olduğunu söylerler. Bu da en azından bazı temel yasaların eleştiriden muaf olmasını sağlayarak toplumsal istikrarı sağlar.
Adaletsiz ayrımcılık zamanla daha iyi değil, daha kötü hale gelir. Para parayı, fakirlik de fakirliği çeker. Eğitim daha fazla eğitimi, cehalet daha fazla cehaleti doğurur.