"“Söylesene,” dedi, “sence sefil haldeki biri mi, yoksa mutlu biri mi daha iyi adaklar adar?”
“Mutlu biti elbette.”
“Yanlış,” dedi. “Mutlu biri kendi hayatıyla meşguldür. Kimseye minnet borcu olmadığını düşünür. Ama onu soğuktan titret, karısını öldür, çocuğunu sakat bırak, o zaman dualarını duyarsın. Sana kar beyazı bir süt danası alabilmek için ailesini bir ay aç bırakır. Parası yeterse yüz tane alır.”"
“Peki kabuğun içinde ne var? Salyangoz mu?"
"Hiç," dedim. "Hava."
"Aynı şey değil," dedi. "Hiçlik boşluktur, havaysa başka her şeyi doldurur. Nefestir, yaşamdır, candır, konuştuğumuz sözlerdir.”