“Sevdiğimiz insanları bırakmamız imkansızdır. Onların parçaları, şarapnel parçası gibi içimizde gömülü kalır. Her nefes bu parçaların kaslarımızın içinde hareket etmesine, kalbimize yaklaşmasına sebep olur. Ve biz bu acının bizi öldüreceğini düşünürüz ama öldürmez. En nihayetinde bu kıvrımlı kıymıkların etrafında kozaya benzer bir yara dokusu oluşur. Bizim bir parçamız haline gelirler ve zamanla daha az acıtırlar. En azından öyle olmasını umuyordum.”