Hayır aşk çok başka bir şey. İnsanın gözüne birçok şey güzel geliyor ama birkaç saat sonra onu hatırlamayabiliyor. Ama aşk çok başka ve tuhaf bişey ya. Bilimsel olarak beyninde birkaç kimyasal tepkime sonucu ortaya çıkan bir şey ve o beynindeki kimyasal tepkimeye yol açan kişi belki de insanların güzellik algısına uzaktan yakından bile uymayan biri ama bir şekilde ona karşı derin bir sevgi hissediyorsun. En güzeli oymuş gibi geliyor. Hep onu görmek, onunla vakit geçirmek onunla konuşmak istiyorsun. Herkes için sıradan biriyken sen ona hayranlık duyuyorsun. Sonra aşk bitince (eğer yerini sevgiye bırakmazsa o başka tabi) ve aşkla birlikte saygı da biterse eğer işte o zaman acımasızlaşıyorsun. Onu severken farkında bile olmadığın hatta belki de hoşuna giden kusurları, kusurları bırak güzellikleri bile çirkin gelmeye başlıyor sana. Ayrılınca ve aradan bir süre geçtiği zaman bir yerde karşına çıkıp onu görünce de ben bunun neyini sevmişim diyorsun hatta belki de kendinden utanıyorsun. Sana hissettirdiği tüm o özel duyguları ve onunla ilgili sevdiğin her şeyi unutuyorsun.
Aşk güzel olduğu gibi bir o kadar da acımasız.