Müzik, insanın ruhunu yücelterek ya da alçaltarak değil, sinirini bozarak etkiler. Size nasıl anlatayım? Müzik kendimi, gerçek durumumu unutturur bana, beni başka, benim olmayan bir duruma taşır: Müziğin etkisiyle hissetmediğim bir şeyi hissedebilirmişim, anlamadığım bir şeyi anlayabilirmişim, yapamadığım bir şeyi yapabilirmişim gibi gelir bana.
Bir bebeğin minicik ellerinin, ayaklarının, bedeninin güzelliğiyle onlara vereceği haz ve hoşnutluk, bırakın bebeğin hastalanmasını veya ölümünü, sırf hastalık ve ölüm olasılığı yüzünden duyacakları acıdan daha azdır. Kârı ve zararı tartınca zarar edileceği, dolayısıyla çocuk sahibi olmanın istenecek şey olmadığı ortaya çıkıyor.
Häli vakti yerinde insanların bulunduğu çevremizde annelerin çoğuna sorun, size çocuklarının hasta olmasından ve ölmesinden korktukları için çocuk sahibi olmak istemediklerini, eğer çocuk doğurmuşlarsa bağlanmamak ve üzülmemek için çocukların emzirmek istemediklerini söyleyecekler.
Bir kızın matematikten daha çok anlamasına, bir diğerinin güzel arp çalabilmesine gelince, bunlar hiçbir şeyi değiştirmez. Kadın, bir erkeği büyülediğini zaman mutlu olur ve istediği her şeyi elde eder. Dolayısıyla kadının başlıca ödevi, bir erkeğin başını döndürebilmektir. Böyle olmuştur, bundan sonra da böyle olacaktır. Dünyamızda bir genç kızın yaşamı böyledir, evlilikte de böyle devam eder. Genç kızlıkta seçim yapabilmek için gereklidir, evlilikte ise kocaya söz geçirebilmek için.