Sohbetlerini çok severek dinlediğim Zeynep ve Serdar hocanın kitaplarını okumak çok güzel bir deneyim oldu. Videolarını not olarak izliyordum kitabı da öyle okudum:)
Kitabın kapağında ebeveynin yolculuğu yazıyor olması sizi yanıltmasın, bu kitabı okumak için ebeveyn olmanıza gerek yok. Hatta ebeveyn olmadan okumanızı ya da hiç ebeveyn olmayı düşünmüyorsanız dahi okumanızı öneririm.
Kitabın her sayfasında eminim kendinizi bulacaksınız. Hele kendinizle karşılaştığınız o cümlelerde bazen kal gelecek, geçemeyeceksiniz diğer sayfaya. Belki günlerce kalacaksınız. Öyle ayna tutmuşlar ki herkesin çocukluğuna, vallahi helal olsun :) kendimi suçladığım bazı konular vardı, artık suçlamıyorum. Çünkü kitapta da dedikleri gibi " küçükken kimse senin elinden tutup bunun yanlış olduğunu sana göstermedi, gösterseydi elbet bilirdin."
Kendini yeniden yetiştirme rehberi gibi adeta. Ben öğretmen gözüyle okuduğum için daha farklı bi gözle baktım okuduğum her satıra. Mesela ailecek yapılabilecek bir etkinlik önermişler kitapta. İsmine duygu tombalası dedim ben. Duyguları yazıp kart şeklinde kestiğimiz kağıtları katlayarak bir kağıda atıyoruz ve sırayla kağıtlardan birini seçiyoruz. Herkes seçtiği duyguyla ilgili bir anısını anlatıyor. Öğrencilerle rehberlik dersinde yapılabilecek güzel bir aktivite.
Kitapta önce çoğumuzun yaşadığı sorunlardan bahsediyor. Öfkeli ailede büyümek, büyüklenen ebeveynlerle büyümek gibi gibi başlıklar var. Buralarda anlaşıldığınızı hissediyorsunuz. Daha sonra "Ne yapalım? Nasıl yönetelim?" Kısımlarında neler yapabileceğimize, bu zinciri nasıl kırabileceğimize dair öneriler var.
Kitabı iyi ki okumuşum, daha çok kez okurum. Keşke herkes okusa, keşke.