Perişan bir haldeyim. Fakat içimde kendimden bile sakladığım bir ümit vardı.
Amor Towles da şöyle demiş;
"Hayat insana hayallerinin peşinden
gitmeyi imkânsız kıldığında, insan gizlice de olsa hayallerinin peşinde dolanır."
"Yani yaşamak isteyip de yaşayamadığınız, ödeşmek istediğiniz hâlde ödeşemediğiniz durumlarda yazı, hayat kurtarıcıdır. Öyle hayaller kurarsınız ki dik duran üslubunuz ile hayalinizdeki ödeşmeyi mümkün kılarsınız. Tecrübeyle sabittir."
Funda Özsoy'un röportajından bir kesit.
+Kişi,kendini hayalinde bitmemiş işi olan insanın yerine koyarak, onunla diyaloğa geçebilir ve onun koşulları ile olaylara bakarak, empati kurarak, onun davranışını anlayabilir ve belki de affedebilir.
-İnsan affedince bitmemiş iş kalmıyor, değil mi?
+Evet, affetmek bu nedenle sağlıklı bir davranış. Tabi, gerçekten affedebilmek dil ile olmaz, gönül ve kafayla affedebilmek büyük bir gönül zenginliği ister, Egosu şişkin, egosu çabucak kırılabilen insanların yapabileceği bir şey değildir bu.