Tükenmez bir merak ve sevgiyle bakardın, insan denen doruktaki karmaşaya. Ve yazarken, o çok insanca, o çok evrensel gönül yükleriyle ve yaşıyor olmanın ölçüsüz sevinciyle dolar taşardın ve dünyayı alay ya da öfke fırtınasının önüne katıp süpürmek istediğin zamanlar bile, sevginin altın yolu, sonsuzmuş gibi uzanırdı önünde ve de tutkuyla öfkelenir, öfkeyle severdin.
Ağaçlar derlermiş ki Nihan, gençlik kanıt arar, yetişkinlik ise tüm dünyaya kendini kanıtlama gayretinden kurtulduğunuz an başlar. Bir ormanda yere uzanıp gökyüzüne bak, yan yana onlarca ağacın tek bir dalı, tek bir yaprağı bile değmeden birbirine uzanır gökyüzüne, ağaçlar birbirlerine yer aça aça büyürlermiş Nihan.