İlk gönderiyi en sevdiğim kitapla yapmak istedim. Kesinlikle mükemmeldi, herkesin genç kurguya karşı olan önyargısını bir kenara atıp mutlaka okumasını tavsiye ediyorum. Konuya gelecek olursak Peri isimli baş karakterimizin hikayesini, daha doğrusu hayatının dönüm noktası olan anları okuyoruz. Peri, sürekli olarak okulda zorbalık gören bir kız. Anlatacak arkadaşı olmadığından mı bilinmez, yıllardır tuttuğu bir not defteri var. O not defteri adeta Peri'nin en yakın arkadaşı olmuş diyebilirim. Okulundakiler yine bir kulp takmak zorunda hissettikleri için bu deftere "Peri tozunun gizli defteri" diyorlar. Neden mi peri tozu? Ondan bir Peri olmazmış, olsa olsa perinin tozu olurmuş onlara göre... Peri'nin sürekli olarak gittiği bir kafeterya ve o kafeteryada içtiği bir içecek var. Çilekli milkshake, namı diğer peri maması. Peri'nin 3600 küsur gündür aşık olduğu bir oğlan var, adı Yekta. Yekta okulun gizemli çocuklarından biri yani olur ya motosiklet süren, sigara içen, siyah giyinen tipler. Yekta da onlardan biri. Kafanızda Meriç Tuna gibi sözde Bad Boy'lar canlandıysa, canlanmasın çünkü emin olun Yekta onlardan biri değil. Diğer bir karakter en nefret ettiğim karakter olan Bade. Asla ve asla yaptıklarının bir açıklaması olamaz. Eminim sonraki kitaplarda bu davranışları geçmişine bağlanacak ama ne olursa olsun bunun sorumlusu Peri değil. Bade Güneş kızıl saçlı, okulun sahibinin biricik kızı, "egolu" kelimesinin ona adeta bir iltifat kalacağı bir kız. O son yaşandığında ona biraz olsun üzülmedim. Beni hırpalayan Peri olmuştu. Ekin, hayatta duyabileceğim en saçma tekliflerden birini Peri'ye yönelten oğlan rolünü taşıyor. Kendisini çok seviyorum ama bu teklifin saçmalığını değiştirmiyor. Teklife göre o Peri ile göstermelik sevgili olacak ve kendince Peri'yi zorbalıktan