"Sözcükleri dizip, art arda zihin kervanıma yüklemeye çalışmak imgeleri -çöl, biraz da bu çabadır. Anlamını yitirmiş bir ölünün yüzüne benzese de bazen çöl - uykusu kaçmış baykuşun geceye çağırdığıdır o. Kuveytli şair Sadiye Mafrah'ın deyişiyle "Deve üstünde sallanan düşler" ülkesidir çöl. Bekleyiştir - gelmese de Leyla ya da beyaz atlı şehzade. Genizleri yakan umuttur çöl- her şeye ve hepimize rağmen!"
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"herkesin yüzüne kumlardan bir eşarp
dolanmıştı, böyle günlerde bana
beynimdeki kum fırtınaları
hiç bitmeyecekmiş
gibi gelirdi.
başkalarından gelen kumlar ağzıma,
burnuma dolardı. sağ kolumun
üzerindeki benleri sayardım.
'çölde isimsiz bir at var'
yüzümde kumlardan bir fular var
eğrelti otlarının arkasında
hatalarım var "