Sabah oldu. Ama ne sabah! Çığlıklar içinde bir sabah. Kadınlar bağırıyor ve çocuk hıçkırıkları köpek ulumalarına karışıyor. Sanki bir gemi batmak üzere. Sanki çılgın bir bestekâr iptidaî bir orkestrada, "Dünyanın sonu" nu çalıyor.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Fakat, bu sefer işittiğim aynı ses mi? Aynı sözü, aynı ahenkle mi söylüyor? Hayır; güfte o eski güfte, lâkin, beste tamamıyla değişmiş, bin kat daha derinden, bin kat daha dokunaklı olmuştur.
Ateşe atılmış bir adamın yüzüne akıtılan bir damla suyun değeri nedir? Bir gece yarısı, bir çölde yolunu şaşırıp kalmış adama, uzaktan görünen bir ışığın değeri nedir? Hasta döşeğinde müthiş sancılarla kıvrandığımız anda elimizi sıkan elin değeri nedir? Haksız yere darağacına giden bir masum indinde, son saate yetişen adalet hükmünün değeri nedir? Çarmıhtaki İsa'nın ayağı dibinde ağlayan Magdalanalı Meryem'in gözyaşının değeri nedir? İşte, Emine ile göz göze gelişimizde onun tarafından bana karşı belirlemeğe başladığını sezdiğim yeni duyguların her bir belirtisi, benim için bunlardaki paha biçilmez değeri taşımaktadır.