Behlül Tuman

Ben, Celal Paşa'nın oğlu Ahmet, İstanbul’un en muhteşem konaklarından birinde doğup ve parıltılı hülya iklimlerine doğru kanal açıp uçtuktan sonra, kanatlarımın biri kırılmış olarak buraya düştüm. Otuz iki yaşında bir emekli asker, bütün geleceği geride kalmış bir sakat delikanlı, şimdi burada...
Sayfa 67 - İletişim·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ben, Yedek Subay Ahmet Celal; Celal Paşa'nın oğlu Ahmet; Porsuk Çayı'nın kenarında böyle bir tohum haline girdim. Bir kulaç, kara toprak içinde filizimi sürmek, dal ve budaklarımı aydınlığa doğru uzatmak, meyvemi vermek için Allah'ın rahmetini bekliyorum. Ve gömülü olduğum toprağın ıstırabını bedenimde hissediyorum. Her hususta ona karışıyorum.
Sayfa 67 - İletişim·Kitabı okudu
Yazıklar olsun, seni sevmesini bilmeyenlere; ey, gamlı ülke!.. Seni sevip, senin sessiz dramın içinde gömülüp gitmekten korku çekenlere!.. Taşın, toprağın ne bitmez sabır ve mukavemet hazinesidir! İnsan, senin göğsünde Ya destani bir kahramanlığa erer ya da en ilahî velilerin feragat ve mahviyet derecesine varır.
Sayfa 66 - İletişim·Kitabı okudu
Anadolu’nun ortası, asıl anavatanın göbeği tuzlu göllerden, kireçli topraklardan ibaret bir çorak ülkedir. Burada, Türk milleti, çölde Beni İsrail’i andırır. Şimdi ise bir cehennem çemberi onu, her tarafından kuşatmıştır. Bütün bereketli ve zengin toprakları çepeçevre elinden alınmıştır. İstiklal Mücadelesinin ya ölürüz, ya kurtuluruz, parolası işte bundan ileri geliyor.
Sayfa 66 - İletişim·Kitabı okudu
Yaşım otuzu geçti. Ben beladan arta kalmış bir adamım.
Sayfa 45 - İletişim·Kitabı okudu