Ve Varenka'm, yoksul insan paçavradan kötüdür, kimseden saygı göremez, yazarlar ne yazarsa yazsın! Pasaklının tekidir o! Yoksul insanın başına gelecek olan gelmiştir. Peki neden böyledir? Yoksul insanın her şeyi, onlara göre, ters yüz edilmelidir çünkü; onun gizli hiçbir şeyi olmamalıdır, onda gurur olmamalıdır asla, asla!
“Ve bunlar, bu edepsiz hicivciler, ortalıkta dolanır, taşa bütün ayağınızla sağlam basıyor musunuz yoksa sadece parmağınızın ucuyla mı basıyorsunuz, bakarlar; bilmem hangi memur, bilmem hangi dairede, altıncı dereceden memurun, çizmesinden çıplak ayaklarının fırladığını, dirsek yerlerinin yırtılmış olduğunu hep gözler; yetmezmiş gibi bütün bunları uzun uzun tasvir edip bu rezilliği bir de yayımlarlar... İyi de sana ne benim dirseklerimin yırtılmış olmasından?”
“..,sabahın erken vaktinde, işe telaş ederken, şehre bakarım, onun nasıl uyandığını, kalktığını, duman çıkardığını, kaynadığını, kükrediğini seyrederim, bazen böyle bir manzaranın karşısında insan küçülür, sanki meraklı burnuna fiske yemiş gibi olur ve elini sallar, kendi yolunda sudan sessiz, otlardan alçak bir tavırla ilerler! Şimdi bakınız etrafınıza, bu kara, isli, büyük, kocaman binalarda neler oluyor? Bunu anlarsanız eğer o zaman kendiniz karar verirsiniz, anlamsızca kendinizi sınıflandırmanın ve değersiz bir utangaçlığa kapılmanın haklı olup olmadığını.”