Bu yüzden gölge probleminin çözümü, Gölgenin en karanlık dürtülerini hayata geçirmek olamaz zira böyle bir şey yapmaya kalkışacak olursak kolaylıkla kötülük tarafından ele geçirilebilir veya onun içine çekilebiliriz.
İncil'deki Adem'in Cennet'ten düşme hikayesi gibi, Jekyll ve Faust'un hikayeleri de bizi yeryüzüne ve kendi kötülüğümüzün ebedi gerçekliğine döndüren uyarıcı hikayelerdir. Bunların üçü de aynı arketipsel temanın varyasyonlarıdırlar: Koşullarından sıkılan bir adam Gölgeyi özgürleştirmek, Anima ile karşılaşmak, 'onu tanımak' ve yaşamak üzere süperegonun yasaklarını görmezden gelmeye karar verir. Hepsi fazla ileri gider ve kibre yenik düşer. Hepsi sonunda merhametsiz bir akıbetle cezalandırılır.
'Günahın bedeli ölümdür.'30
Faust ile Mefisto'ya ve Jekyll ile Hyde'a duyduğumuz yoğun ilgi, onların kristalize ettikleri sorunun arketipsel tabiatından kaynaklanır.
Faust'un da Jekyll'ın da bir bakıma kahraman oldukları söylenebilir çünkü birçoğumuzun kaçındığı şeyi yapma cesaretini göstermişlerdir.
Bizlerse Dorian Gray gibi davranmayı tercih eder, dünyaya karşı masum bir maske takıp (Persona) varlıklarını kimsenin keşfetmeyeceği umuduyla kötü niyetlerimizi saklar, Gölgeyi yok etmenin, ahlaki ikilemden kurtulmanın, Adem'in günahının bedelini ödeyerek Tanrı ile bütünlük içinde olduğumuz cennet bahçesine geri dönmenin hayalini kurarız.