Modem insan, biraz da "Beni benle bırakın!" diyendir. Kendisine secde eden gölgenin sahibine değil, bilâkis o gölgenin kendisine kendisi secde edendir.
Vasiyetime uy, ne yapıp edip ölümün dört rengiyle de tanış ey talib! İktidardan uzaklaş. İktidarın nimetlerinden. Mülkiyetten.
Yaşlanmadan önce ölüme yaklaş. Sevgiliye. Özüne. Şefkatle. Ölmeden önce. Siyahlar içinde. Sevinçle.
Unutma, yaşamak için ölmelisin.
İyı yaşamalısın, iyi ölmelisin!
Renklerinden söz edeceğimiz ölüm türü, tercih edebileceğimiz bir ölüm.
Renkleri var. Dereceleri var çünkü.
'Evvelâ kırmızı Ölüm (mevt-i ahmer)..Şehvetin ölümü. Hırs ve ihtirasların. Alışkanlıkların (muradât'în), alışkanlıklardan dolayı
oluşmuş yakınlıklann (menusât'ın)...
İkincisi beyaz ölüm (mevt-i ebyez). İştahın ölümü. Tokluğun, tıkınmanın.
Açlığı tatmanın, açlığîn lezzetine kavuşmanın bir diğer adı da beyaz ölüm. Yemeden içmeden bile bile kesilmenin... özgürlüğün...
Üçüncüsü yeşil ölüm (mevt-i ahder). Kıyafetin ölüm. Giyimden kuşamdan uzaklaşma. Libası terketme. Her türlüsünü.... arayiş-i zahiri...
Ben bir garib melami abdalıyım, niçin söylemeyeyim?
Sadece bedeni değil, kalbi örten giysileri de çıkarmaktı yeşil ölüm. Makamdan, mevkiden, rütbe ve ünvanlardan soyunup Hak
karşısında çıplak kalmaktır.
Cehenneme değil, cennete gireceklerin listesinde bile okunacak bir ada malik olmamaktır.
lsimsizliktir. Şöhretsİzlik.
'Ölümün son rengi siyah ey talib! Çünkü dördüncüsü siyah ölüm'(mevt'i esved)
Artık kurtulmak, ayrılmak, kaçınmak, yapmamak sözkonusu değil.
Siyah ölüm, bir eylemsizlik değil, negatif bir eylem ise hiç değil. Bilâkis halkın arasına girmek, halkın içinde yaşamak, halkın ızdırabını yüklenmek demek siyah ölüm.
İnsanın dertleriyle hemhâl olmak da nefsi öldürmenin diğer bir adı.
Kendinden, derviş kibrinden, yalnızlığının keyfinden uzak durmak. Kitlenin içinde bir karınca haline gelmek. Ezilmek. Çiğnenmek. Gürültünün arasında. Hizmet uğruna. Nefsin rağmına.
Manastırdan çıkmak yani. Tekkeden ayrılmak. Kendi gönlünle başbaşa kalmaktan vazgeçmek.
Hira'yı terketmenin diğer adıdır siyah ölüm. Zaten ölmüş olanın ölümüdür. Hakikate ermiş olanın. Ferdin değil, ferdiyetin ölümü.
.
Ölüm ikiye ayrılır: İstek dışı olanı: mevt-i tabiî (doğal ölüm).
Bir de isteğimize, kendi tercihîmize bağlı olan bîr ölüm türü var: mevt-i iradi.
Ölmeden once ölünüz hadisinin sırtından neşet eder bu mânâ!
Ölün, ama biyolojik ölümünüzden önce ve kendi iradenizle.
Kendi arzu ve isteğinizle. Nitekim bu ölümün mevt-î ihtiyarî adını alması da bu yüzden.
Niçin ihtiyarî?
"İnsanlar uykudadırlar, öldüklerinde uzanırlar" da onun için. Bir an evvel gaflet uykusundan uyanmak için. Gaflet uykusundan,
yani yaşıyomauş gibi görünmekten. . .
Şaşırmayınız, elbette ölümün de renkleri var.
Çeşitler var çünkü. Ölümler var.
Dizimin dibinde büyüdüğüne göre, şimdi sormalısın ey talib!
Büyüdüğün kadar sormalısın, büyüttüğün kadar.
Sorularını. Öfkeni. Cehaletini. Aşkını. Büyüdüğün ve büyüttüğün kadar.
"Hangi ölüm?" diye sormalısın.
Rengârenk ölümler: beyaz, kımîızı, yeşil ve siyah.
Ölümün dört rengi.
Ölmeden önce ölmenin . . .
İrfanın... yani bilmenin değil, tanımanın...
Beni.
Belki, sonra seni.