Çok büyük bir beklentiyle başladım kitaba çünkü mükemmel, bir tek kusuru bile olmayan Thomas'ın ağzından okuyacağız sanmıştım. Fakat belirli bir sayfaya kadar Thomas'ın tarafından okuyorsunuz sonra Audrey'den devam ediyor. Hayal kırıklığına uğramadım desem yalan olur.
Audrey'e Büyü ve Kan kitabında nasıl bilendiysem artık başlarda çok sinirimi bozdu kendisi, onun ağzından okumak istemedim kitabı fakat daha sonrasında beni çok şaşırttı. Aşkına öyle mükemmel sahip çıktı ki gözlerimi doldurdu. Her şeyi göze aldı. Belirli bir yere kadar kitap o kadar kusursuz ilerledi ki yumuşacık yaptı beni, içimi ısıttı.
Ne yazık ki yazar ters köşesini kapı gibi çarptı yüzüme. Gerçekten o kadar gerek yoktu ki. Tamamen hikayenin gidişatını kestiğini düşünüyorum. Çok gereksiz bir konuya girmiş acaba şimdi ne olacak diye düşünmekten Karındeşen Jack muhabbetine odaklanamadım. Öyle bir yerde soktu ki hikayeye o kadını, karakterlerin her şey anormal ilerlerken cinayetleri soruşturmasını saçma buldum. Kitapta bunu profesyonellik adı altında normalleştirmiş ama cidden mi yani? Biraz gerçekçi olmak lazım.
Ben kitaptan çok yazara taktım sanırım. Bi salmadı karakterleri mutlu olsunlar. O kadar zorladı ki onları son sayfaları nefesimi tutarak okudum. Hiç böyle bir şey beklememiştim. Kitabın başlangıcının mükemmelliği son sayfalardaki olayların arasında sönük kaldı. Bari daha uzun yazsaydı mutlu sonu diye düşündürdü beni.
Bir puanı sadece her şey harika giderken araya sokulan o kadın yüzünden kırdım. Bu seriyi her ne olursa olsun çok sevdim. Thomas'a veda etmek oldukça zor oluyor malesef. Mükemmel bir karakter...Audrey de öyle. ( Büyü ve Kan kitabında onu boğazlayasım gelse bile )
Bendeki yeri oldukça farklı olan bir seriye mükemmel bir kitapla ( birkaç saçma olay hariç ) veda ediyorum.
Ateş ve KanKerri Maniscalco · Ephesus Yayınları · 2021441 okunma