Ninemin ifadesine göre sahaf dükkanı on binlerce ölü, diri yazarım ayrım gözetmeden kümeler halinde yan yana durduğu, nüfus yoğunluğu yüksek bir yerdi. Gelgelelim kitaplar sessizdi. Sayfaları açılmadan önce ölüyken; açılmaya başlandığı andan itibaren canlanarak içlerindeki hikayeleri boşaltırlardı. Üstelik kulağıma tam da benim istediğim kadar fısıldaşır dururlardı.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Bana neden engel olmadığınızı sormamda bir sakınca var mı?"
"Ben, insanı gelişigüzel yargılmaktan sakınırım. Çünkü herkes birbirinden farklıdır. Özellikle senin yaşlarındakiler böyledir."
İnsanlar, başkalarına dair konuşurlarken kendi seslerinin ne kadar yüksekliğini sıklıkla unuturlardı. Her ne kadar konuşmacı, alçak sesle konuştuğunu düşünse bile sözleri genellikle filtresiz bir şekilde başkasının kulağına giderdi.