"Hayat sana, senin başkalarına verdiklerini geri verir. Diğer insanların sorunları, genellikle senin çözümünün bir parçasıdır. Paylaştıkça, daha fazlasını alırsın."
-"Üşüyorsun, hastasın, aptalsın!"
-"Kanıtla!" diye çıkıştım.
-"Birkaç sözcük yeter buna: Üşüyorsun; çünkü yalnızsın, içinde gömülü duran ateşi hiçbir insanın yakınlığı alevlendirmiyor. Hastasın; çünkü duyguların en güzeli, insanoğluna bağışlanan en tatlı, en yüce duygu senden uzak duruyor. Aptalsın; çünkü onca acı çekerken gene de mutluluğu yanına çağırmaktan kaçınıyorsun; onun seni beklediği yere doğru bir adım atmaya bile yanaşmıyorsun."
Kitabın içeriği hakkında yorum yapmak istemiyorum aksine okuyanların ardında bıraktığı izleri araştırarak başladım bende bu kitaba. Olaylar o kadar heyecanlı gelişiyor ki, yaşadım bütün duyguları hissettim. Kitaba büyük bir önyargıyla başlamıştım aslında, bunun sebebi ise kitap okuma alışkanlığımın fazla olmayışı ve bununla beraber gelen kalın kitapları sıkıcı bulmamdı illaki sıkılırım bırakırım diyordum ama öyle olmadı. Tabiki "olay olsun artık" dediğim noktalar oldu, kaç kez bırakmak istediğim de oldu ama tamamen kitabın kalınlığından dolayı oluşan önyargıydı. Bununla beraber bir okumada 70 sayfa okuduğum ama 10 sayfa okumuş gibi hissettiğimde oldu çoğu kez.
Sonuna gelecek olursak; karakterin yaşadığı sıkıntılara, zorluklara rağmen öyle güzel bitti ki içim rahatladı diyebilirim. Jane Eyre