Alex Rovira

Alex Rovira

Yazar
7.3/10
8 Kişi
·
26
Okunma
·
0
Beğeni
·
670
Gösterim
Adı:
Alex Rovira
Unvan:
İspanyol Yazar ve Ekonomist
Doğum:
Barselona, 1 Mart 1969
"İnsanoğlu bir fikir eker , bir eylem biçer.
Bir eylem eker , bir alışkanlık biçer.
Bir alışkanlık eker, bir karakter biçer.
Bir karakter eker ve bir yazgı biçer."
Alex Rovira
Sayfa 3 - LİTERATÜR YAYINLARI
Ben hüzünlü melodileri severim; intiharla flört eden karanlık zihinleri; kocaman gözleriyle gökyüzünde yanıtlar araya narin kızları. ..
" Sid, amacından bir başkasının amacı için vazgeçmemesinin ne kadar önemli olduğunu düşünmüş. Eğer amacına, hedefine, görevine sadık kalırsan, iyi şans mutlaka geliyormuş."
" Hayat sana, senin başkalarına verdiklerini geri verir.
Diğer insanların sorunları, genellikle senin çözümünün bir parçasıdır.
Paylaştıkça, daha fazlasını alırsın."
" Sadece talihe inananlara, koşulları yaratmaya çalışmak saçma gelir. Koşulları yaratanlar, talihi düşünüp endişelenmezler."
" Şans, fırsat ve hazırlıkların toplamıdır. Ve fırsat... her zaman vardır. "
Birdenbire anladım ki insanların kendi evrenine dair umutları tükendiğinde, düşünü kurduğu hayatı başka bir evrende yaşayabilme umudu tek teselli haline geliyor
" İyi Şans'ı yakalayacağına dair inancını yitiren biri, onu kendisine ilk teklif eden kişiden satın almaya kalkar. Şansı yakalamayı uman insanlar, bunun kolayca, hiç çaba harcamadan gerçekleşeceğini sanırlar. Tıpkı Nott gibi."
İki yaşından on yaşına kadar geçen zaman diliminde, sekiz yıl süren çocukluk arkadaşları Max ve Jim.

Tam elli yıl sonra, altmış dört yaşlarında Central Park'ta, tesadüf eseri karşılaşırlar. Max fakir bir geçmişe sahip. Şansın kendisinden yana olmadığı için, kendi İyi Şansını kendi yaratmak adına yirmi iki yaşında küçük bir atölye devralarak, hayatını tümden değiştirecek girişimlerde bulunur. Çünkü büyükbabasından öğrendiği bir Öykü'den ilham alarak, şansı olmadığını zanneden insanların, İyi Şanslarını kendilerinin yaratması gerektiğini öğrenmiştir.

Max ise kendi iyi şansının peşine düşmek adına, sınırları zorlamaya, her daim yeni fırsatlar yaratmaya çalışır. Bu süreçte de en büyük avantajı, gün içinde yaşanan sorunları, ertelemeden gün içerisinde çözmeye ihtimam göstermesidir. Bunun neticesinde de Max, yaptığı şeye olan inancını asla kaybetmeyerek, şansın yardımıyla değil, gerekli koşulları kendi yaratarak yani kendi İyi Şansını fırsatlar ve çabaları sonucunda elde ederek büyük bir servete sahip olur.

Jim ise rahat bir geçmişe sahiptir. Üstelik babasına amcasından büyük bir miras kalmıştır. Ama, birbiri ardınca gelişen aksilikler neticesinde, parasız kalır önce arkadaşları, sonra eşi tarafından terk edilir. Bunun sorumlusu olarak da, şansız olduğu yargısına varır. Hayatta her zaman bazı aksiliklerle karşılaşabiliriz. Nitekim olağan seyreden hayatımız, birdenbire alt üst olabilir. Öyle ki Jim'de ailesine miras kaldığında, sadece şanslıydı ama bu tür bir şansın kişiye bağlı olmadığının farkına varamadığı için, etkilerinin de kısa vadeli olacağının ayrımına varamadı. Dolaysıyla da mevcut koşullarını iyileştirme çabasında bulunmadığından hayatta hem parasız, hem de yalnız kaldı. Beş parasız kalan insanların hazin sonudur, unutulmak ve terk edilmek.

Jim gibi şansız olduğuna inanan bütün insanlar aslında aynı şeyi yapar. Kendi düşüncelerini onaylayacak insanlarla birlikte olmak! Elbette kendini kurban göstermek güzel bir duygu değildir ama kişiyi o an için kötü tecelli eden olayın, sonucunun sorumluluğundan kurtarmak adına başvurulan en mükemmel bir kaçış yöntemidir. Genelde çevremizde çok sık rastlarız. Kaderin arkasına saklanıp, gidişattan yakınan insanlara. Oysa ki, Allah hiçbir kuluna kötü kader yazmamıştır ki! Ta ki kulu, o yolu seçene kadar. Ama gel de anlat , anlatabilirsen. Jim de pes ederek, kendine olan inancını yitirmeseydi ve şansı başkalarının sunmasını beklemeseydi belki, mal varlığını ikiye katlayacaktı.

Kitapta öykü içerisinde öykü anlatılması, hepimizin yakından bildiği, artık bir klasik olan ünlü yapıt Simyacı'yı anımsatmakta. Yazarın dili akıcı ve anlatım dili zengin. Ayrıca bölümler arası geçişler, belirli kurallar ile pekiştirilmiş.
Hayatta fırsatların peşinden koşmanın ve başarıyı elde etmenin sırrının, kişiye odaklı olduğunu anlatan bu eseri mutlaka okumalısınız...
Katalan yazar Alex Rovira'nın okuyucularında yaşamaktan keyif almayla ilgili farkındalık yaratmayı amaçlayan bir kitap olmuş. Kitapta anlatılanlar bende hiç bir etki yaratmadı. Kendimi bir düşünürün, bilginin ya da bir felsefecinin satırlarını okuyormuş gibi değil de gazete köşelerinde nasihat veren ya da pazar eklerinin yazılsa da olur yazılmasa da kıvamındaki yazarlarını okuyormuş gibi hissettim. Kitapta pek çok yazarın, şairin , psikiyatristin, düşünürün, bilim adamının, tıpçının sözlerine de yer vermiş yazar. Kitabın adından da anlaşılacağı gibi hayat ile ilgili anektodlara yer vermiştir. Pek sarmadı beni bu tür kişisel gelişim, psikolojik kitapları okurken kaynak göstermek daha makul diye düşünüyorum..

Ama yine de merak edip okumak isteyebilirsiniz.

Yazarın biyografisi

Adı:
Alex Rovira
Unvan:
İspanyol Yazar ve Ekonomist
Doğum:
Barselona, 1 Mart 1969

Yazar istatistikleri

  • 26 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 18 okur okuyacak.