Hangi kitapçıya sorduysam basımının yapılmadığı bilgisini aldığım ama bir o kadar da çok okumak istediğim ve pdf olarak sonunda okuduğum bir kitaptır kendisi.
Kitap, aslında hepimizin yaptığı şeyi anlatıyor, şansı beklemek. Ama fark etmeliyiz ki şans için koşulları biz yaratabiliriz.
Şansınızı nasıl yaratabileceğinizi bir örnekle görmek isterseniz kesinlikle okumanızı tavsiye ederim.
Hayatta hep bir şeyler başarmış insanlar için “O da çok şanslı zaten”, “ ne istese oluyor” diyen çok fazla insan gördüm. Keşke alıp bu kitabı zorla onlara okutabilsem. Başarı için şanstan daha fazlasına ihtiyacımız var hatta şansımızı bile biz üretmeliyiz.
Bunu çok tatlı bir hikaye ile anlatmışlar, aşırı beğendim. Keşke daha çok bilinen bir kitap olsa.
İyi Şanslar!Alex Rovira · Epsilon Yayınları · 2005302 okunma
İki yaşından on yaşına kadar geçen zaman diliminde, sekiz yıl süren çocukluk arkadaşları Max ve Jim.
Tam elli yıl sonra altmış dört yaşlarındayken Central Park'ta, tesadüf eseri karşılaşırlar. Max fakir bir geçmişe sahip! Şansın kendisinden yana olmadığı için, kendi İyi Şansını kendi yaratmak adına yirmi iki yaşında küçük bir atölye devralarak, hayatını tümden değiştirecek girişimlerde bulunur. Çünkü büyükbabasından öğrendiği bir Öykü'den ilham alarak, şansı olmadığını zanneden insanların, İyi Şanslarını kendilerinin yaratması gerektiğini öğrenmiştir.
Max ise kendi iyi şansının peşine düşmek adına, sınırları zorlamaya her daim yeni fırsatlar yaratmaya çalışır! Bu süreçte de en büyük avantajı gün içinde yaşanan sorunları, ertelemeden gün içerisinde çözmeye ihtimam göstermesidir. Bunun neticesinde de Max yaptığı şeye olan inancını asla kaybetmeyerek, şansın yardımıyla değil, gerekli koşulları kendi yaratarak yani kendi İyi Şansını fırsatlar ve çabaları sonucunda elde ederek büyük bir servete sahip olur.
Jim ise rahat bir geçmişe sahiptir. Üstelik babasına amcasından büyük bir miras kalmıştır. Ama, birbiri ardınca gelişen aksilikler neticesinde, parasız kalır.
Önce arkadaşları, sonra eşi tarafından terk edilir. Bunun sorumlusu olarak da, şansız olduğu yargısına varır. Hayatta her zaman bazı aksilikler yaşanabilir! Nitekim olağan seyreden hayatımız, birdenbire alt üst de olabilir! Öyle ki Jim ailesine miras kaldığında sadece şanslıydı ama bu tür bir şansın kişiye bağlı olmadığını anlamadığı gibi, etkilerinin de kısa vadeli olacağının ayrımına varamadı. Dolaysıyla da mevcut koşullarını iyileştirme çabasında bulunmadığından hem parasız, hem de yalnız kaldı. Ne yazık ki beş parasız kalan insanların hazin sonudur, unutulmak ve terk edilmek!
Jim gibi şansız olduğuna inanan
Yazar kitabında oldukça akıcı bir üslup kullanmış olup okunması kolay bir kitap . Muhakkak bir çoğumuz Einstein’ a, evreni sarsan teorilerine , çalışmalarına ilgi duymuşuzdur. Bu açıdan yazar merak uyandırarak hikayeye başlıyor . Genel itibariyle Einstein’ın hayatının son döneminde yapmış olduğu bilimsel çalışmaya ulaşmak için yola koyulan bir gazeteci ve Einstein ‘ın biyografisi üzerine çalışan alımlı bir kadının yollarının kesişmesi suretiyle yaşadıkları serüvene tanıklık ediyoruz. Kitapta aynı zamanda İzafiyet Teorisi’ ne , Einstein ve Einstein’ın ilk eşine dair de bilgiler mevcut . Özellikle ilk eşinin bilimsel çalışmalardaki önemi ve rolü ortaya koyulur . Kitap bu bilgileri vermesi açısından başarılı . Fakat süreçte yaşanan olayları aydınlığa kavuşturmada ve sonuca bağlama konusunda daha iyi olabilirdi . Bu açıdan biraz yetersiz kalmış. Ama genel itibariyle okunmasını tavsiye edeceğim sürükleyici keyifli bir kitap diyebilirim.
Kitap, iki eski arkadaşın bir parkta karşılaşıp birbirini tanıması ve şans üzerine sohbet etmesi üzerine başlar. Max ve Jim. Birisi kendinin şanssız olduğunu ve diğerinin şansının yaver gittiğini düşünmektedir. Max bir hikaye anlatır. Bu hikayede Nott ve Sid adında biri siyahlı biri beyazlı iki şövalye vardır. Büyücü Merlin şövalyeler için bir yarışma düzenler ve bu yarışmanın konusunu duyanlardan sadece bu ikisi kabul eder. 5 gün sonra yılda 1 defa yeşeren 4 yapraklı yoncayı bulma görevi. Görevin yeri kocaman bir ormandır ve yoncayı bulmak imkansıza yakındır. İkisi de ormana yol alır. Aynı şartlardadır ve aynı kişilerle sohbet edip bilgi alma şansları vardır. Nott bu ormanda yonca yetişmez lafını duyduktan sonra bunu kesinleştirmek ve şanssız olduğunu kanıtlamak için uğraşırken; Sid, neden yetişmiyor sorusunu sorar ve yetişmeme sebeplerinden yola çıkarak yetişme ortamını ayarlamaya çalışır. Bunun için güven, karşılıklı dayanışma, emek, ertelememe, saygı, nezaket gibi birçok kavramı hayatına dökmüştür. Ve her adımda şansına olan güveni artmıştır. Hikayenin sonunda rüzgar herkese ve her yere şansı dağıtmıştır ama yalnızca ona zemin hazırlayanlar şanstan faydalanabilmiştir.
Kısacık, akıcı .Otobüste 1 saatte bitirdim sanırım. Verdiği ders etkili ve akılda kalıcı. Son sayfalarda şans ile ilgili özlü sözler var. Ayrıca her bölümde yazdığı şansın kuralları maddeler halinde tekrar verilmiş. Bu hikayeyi ara ara okumak ve hatırda tutmak için göz önünde onu hatırlatan resim, obje bulundurmak güzel olabilir. Yazarları pazarlama alanında uzmanlar ve bir üniversitede profesörlük yapıyorlarmış. PDF ten okudum, basımı yok sanırım.
Çok çıtırlık bir kitap öykü hâlinde daha yeni bitirdim. Öğretileri yüksek okunması zevkli. Şans konusunda çoğu insanın neden yanıldığını ve şans'ın aslında ne olduğunu anlatmaya yönelik.