beni delinme
beni parçalanma isteği
beni taylarını saldığı gün cam yiyen bir at
beni kardeşlerini çiğneyen genlerim
beni tam ortasında kaldığım dünya
beni Allah
günde beş defa
olmamışım diye geri çağırıyor
sen beni çağırma
biliyorum
her şey olmuş da hiçbir şey olmamış gibi
bu çağı da yanlış anlatacaklar
biliyorum
her şey olmuş da hiçbir şey olmamış gibi
bu çağı da
ben sana doğru geldiğimde kapatacaklar
Kişisel tecrübeni unut. Başta hepimiz berbat durumda oluruz, özellikle de ciddi bir şekilde yazabilmek için korkunç bir şekilde incinmiş olman gerekir. Ama bu lanet olası acıyı yaşadığında, kullan; onunla hile yapma. Ona bir bilim insanı gibi sadık kal, ancak sırf senin ya da seninle ilgili birinin başına geldi diye herhangi bir şeyin herhangi bir öneme sahip olduğunu da düşünme.
Ernest Hemingway,
Yazma Üzerine, Bilgi Yayınevi
Bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine elime geçen, “Bak, çok ağlayacaksın” dediği kitaplardan biriydi. Açıkçası çok daha duygusal ve derinden sarsıcı bir anlatı bekliyordum. Belki de bu tamamen şahsi deneyimimle ilgili… Babamın kaybının üzerinden geçen iki buçuk yıl, bu kitabı okurken eski yas sürecimi hatırlatsa da beni çok derin bir yerden sarsmadı. Belki de daha fazlasını yaşadığım içindir; bu kısmı tamamen kişisel.
Kitap, bir günlük tadında ilerliyor diyebiliriz. Tarihsel olmayan; babanın ölmeden önceki ve öldükten sonraki zamanlarını, geçmişten geleceğe, gelecekten geçmişe akan bir anlatı sunuyor bizlere. Yazım dili oldukça sade ve anlaşılır. Olay örgüsü kendi içinde tutarlı.
Konu basit gibi görünse de –ölüm sonrası yas süreci– aslında dramatik ve birçok kişiyi kolaylıkla etkileyebilecek bir alan. Fakat bana yer yer kolay bir yoldan ilerlenmiş gibi geldi; üzerine çok fazla düşünülmemiş hissi verdi. Buna rağmen, yas tutan kişinin babasına anlatma hâli; onu yüceltmeden, aralarındaki bağı kusursuzmuş gibi dikte etmeden aktarması hoşuma gitti.
Sadece dört–beş aylık sürecin bu kadar uzun tutulmasına gerek var mıydı diye düşündüm. Kitap daha kısa olabilirdi; belki 150 sayfada bütün yoğunluğunu ve derinliğini aktarabilirdi. Belli bir süreden sonra aynı şeyleri okuyormuşum ve aynı duygunun kıskacı altında kalmışım gibi hissettim. Yas tutan kahramanın buradan kurtulmasını, dönüşmesini beklerken; acısının giderek arttığını gözlemliyoruz.
Benim için okuması kolay ve keyifliydi; su gibi akıp gitti. Duygusal çalkantılar elbette oldu. Belki bir başkasını çok daha derinden etkileyecek olan bu kitap, bana biraz da kendi acılarımla yüzleşmeyi öğretti. Okuyacak olan tüm arkadaşlara şimdiden keyifli okumalar diliyorum.
Bahçıvan ve ÖlümGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 202514,4bin okunma