Dilek

Dilek
@bendilekk
Dm de değil, yorumlarda buluşalım.

Dilek

, bir kitap okudu
Puan vermedi·152 syf.·
42 günde okudu
·
2026 125. kitabı
Hüseyin Rahmi Gürpınar
7.6/10 · 25,5bin okunma
Açıkçası kitabı 42 günde okumuş değilim; toplamda iki kez elime alarak bitirdim. Zaten oldukça kısa bir kitap. Ancak buna rağmen benim için biraz yorucu bir okuma deneyimi oldu. Kitap bana hediye olarak gelmişti, ben de bu vesileyle bir şans vermek istedim. Aslında Hüseyin Rahmi Gürpınar okumayı uzun zamandır istiyordum; belki de yanlış bir eserle başlamış olabilirim. Elbette eserin yazıldığı dönemin edebî dili, sosyal ve ekonomik koşulları göz önüne alındığında, böyle bir metni anlamak, kabullenmek ve beğenmek her zaman kolay olmayabiliyor. Bir yandan kitabı övmek için bir şeyler bulmaya çalışıyorum, ama açıkçası bu konuda çok zorlandım. Belki de bu değerlendirmem, o döneme ait eserlerle çok fazla haşır neşir olmamış olmamdan ya da okuduklarımı zamanla unutmuş olmamdan kaynaklanıyordur. Bu yüzden kitabı yerden yere vurmak istemem; kötü bir kitap olduğunu düşünmüyorum. Ancak bende merak uyandıran, tekrar dönüp okumak isteyeceğim bir etki de bırakmadı diyerek sözlerimi noktalamak isterim.
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Tanrı benimle ne kastetmiş olabilir?
Puan vermedi
Kierkegaard bizlere şu soruyu sorar: “Tanrı benimle ne kastetmiş olabilir?” Bu soru yalnızca teolojik bir merak değildir. İnsan hayatının bir noktasında kendi varoluşuna yönelttiği en derin
1000Kitap
Narziss ve GoldmundHermann Hesse · Yapı Kredi Yayınları · 20251,811 okunma
Öncelikle ellerine sağlık canım arkadaşım, gerçekten çok güzel bir inceleme olmuş. Sen farklı bir açıdan değerlendirmişsin. Benim için dönüm noktası aslında kiliseden kaçtığı kısımdı. Ama senin için Meryem Ana heykelini gördüğü yer olmuş. Bu da insanın kendi benliğiyle ilgili başka kapılar açmasına, farklı acılarla ve anlamlarla buluşmasına vesile oluyor. Zaten kitapların en güzel tarafı da bu değil mi; herkes onları başka bir yerinden yakalıyor. Goldmund kadar Narziss’in hikâyesi de bence çok başarılı. Yerinde kalarak da mutluluğu seçmenin mümkün olduğunu gösteriyor. Ayrıca çok güzel bir detayı yakalamışsın. Ben de bu kitabı okurken aynı şeyi fark etmiştim: Burada aslında bir zafer yok, bir yenilgi yok. Daha iyisi ya da daha doğrusu da yok. Herkesin kendi yolunun kendine özgü olduğunu çok güzel anlatan bir kitap. Tekrar ellerine sağlık.
Senin gibi bilgili kültürlü ve kitap “kurdu” tarafından böyle övgüler almak beni çok mutlu etti😍 kitapla tanışmama vesile olduğun ve önerdiğin için sana çok şey borçluyum güzel arkadaşım. Okurken hem kendimde o kadar aynaladım ki kitabı herbir farkındalıkta sana kalbimden teşekkürler ilettim🌸 çok teşekkür ederim. İyi ki varsın 🙏🏻☀️

Dilek

, bir kitap okudu
Puan vermedi·80 syf.·
24 saatte okudu
·
Okunma: 20 Şubat 2026 23:28
·
2026 122. kitabı
Seyyidhan Kömürcü
8.9/10 · 1.632 okunma
Şu anki favori şiir kitabım ☺ Seyyidhan Kömürcü son dönem en iyi şairlerden 📚☺
Benim favorim Şükrü Erbaş yaşayan bir efsane. İsmet Özel ve Birhan Keskini de unutmamak lazım.
1 yanıtı göster
Yazgının Sanık Sandalyesi
Puan vermedi
“Yolumun üstünde bir tuzak kurdun, Bir de diyorsun ki: ‘Yürü, iznim var.’ Cihanda kudretin her şeye hâkim; Beni yürüten sen, adım günahkâr.” Tanrı’nın mutlak bilgisiyle insanın sınırlı özgürlüğü arasındaki o eski gerilim, bu romanda artık teolojik bir tartışma değil, etik bir dosyaya dönüşmüştür. Eğer plan varsa, sorumluluk da paylaşılmalıdır. Aksi halde insanın “günahkâr” oluşu bir ahlaki tercih değil, yazılmış bir rol olur. O zaman suç dediğimiz şey, eylemden çok senaryoya aittir. Saramago’nun yaptığı tam olarak bu: İlahi plan fikrini bir teselli olmaktan çıkarıp, bir güç ilişkisi olarak göstermek. Kutsal anlatılar genellikle adaleti vaat eder; burada ise adalet, gücün yorumuna bırakılmış bir kavram gibi durur. Kabil’in isyanı bu yüzden kişisel bir öfke değil, kozmik bir itirazdır. “Yazgı” denilen şey, eğer sorgulanamazsa, ahlak da sorgulanamaz hale gelir. Hayyam’ın rubaisiyle romanın kesiştiği yer tam burası: Tuzak kurulmuş bir yolda yürüyen insana “özgürsün” demek, özgürlükten çok ironidir. Eğer özgürlük, sonucu önceden bilinen bir yürüyüşse; yargı da çoğu zaman adalet değil, yalnızca düzenin kendini haklı çıkarma biçimidir. Ve belki de en rahatsız edici soru hâlâ ortada duruyor: Her şeyi bilen bir düzenin içinde, gerçekten suçlu kim?
Edebiyat
KabilJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınevi · 201814,2bin okunma
Ben hiç bu açıdan değerlendirmemiştim ama bence harika bir korelasyon kurmuşsun çok beğendim yüregine sağlık kalemine sağlık. zaten yayınlandığı gününden bu yana büyük yankı uyandıran kitaplarından biri genellikle bu yazarı Körlük kitabıyla tanıyorlar ama bence en güzel kitaplarından biri Kabil. Ben çok etkilenmiştim benim için çok farklı ve belki de kendi sınırlarımı zorladığın bir bakış açısı kazandırmıştı..
Beğenmen beni çok mutlu etti sevgili Dilek🌸 sana yüzde yüz katılıyorum ben de etkisinden çıkamadım hala. Bildiğimiz her şeye ters yüz bakmak çok farklı bir his uyandırıyor ve bizi felsefenin derin sularına sürüklüyor 🙏🏻
Okuyabileceğim kitaplarım bitti kitaplığımda. Hazırlıksız yakalandım, aç susuz ekmeksiz kalmış gibiyim. İmdatttttt !!!
Teşekkür ederim 🙏🏽