Mesafe geleceğimiz gibidir. Ruhumuzun önünde koskocaman bir alacakaranlık vardır, hislerimiz gördüklerimiz gibi bulanıktır ve özlem duyarız. Ve ah ! Oraya varmak için acele ettiğimizde, orası artık burası olduğunda her şey önce nasılsa öyledir ve öylece zavallılığımız, kısıtlanmışlığımız içinde kalakalırız. Ruhumuz elimizden kayan ferahlığın hasretini çeker durur.