Bengyaar

Gelerek saldırıya uğradığımız dünyada başımızdaki imtihanlar gamzemizi dolduruyor; kederle hususen olgunlukla. Perspektifin değişiyor, yaşam tarzın değişiyor, acı gerçeklerle yüzleşiyorsun ve hassasiyetlerle dolu benliğin bir bakmışsın ki kaygısız olmuş. Evvelden hevesle bakan gözlerinin feri sönmüş aynı parıltıyla çarpmıyor artık kalbin. Donuk olmuşsun. Yalnız maddi acılar değil manevi acılar da canlı canlı bıçak sokulmuşçasına kanırtıyor benliğini. İçe dönüş başlıyor ve kara sorgu... Haz duyduğum şeyleri artık istiyor muyum, emin değilim. Ruhum çalkalanıyor, sözlü anlatımdan kaçınıyorum, beni sadece kelimeler söküyor; "yara" anlamına gelen kelimeler... Yağmurun berraklığı da temizleyemiyor narlı düşüncelerimi. Gideceğim yerin mevsimi yaramıyor bana, paslı çiviye basmışçasına mıhlanıyorum olduğum yere. Tebessümlerimi çorak topraklara sattım, orada yeşeriyorlar. Simamın aksini de siyah beyaz fotoğraflardan yırtıyorum, vahşilikle. Sadrımın denizdeki yosunları, çağıldayan sular paklayamıyor. Bu leke başka. Bu pasak başka. Kalın yorganların ısısı, yazgımın soğuk havasından zatürre olmamı engelleyemiyor. Tahire güllerin rayihası da gittikçe azaldı dokundukça kan revan oldum. Huzur, ırak düştü yamacımdan. Sitarelerin aklığını ruşendil gözlerimin görmemesi ne acı! Poyrazlardan tapataklak olan sandalımı tamir etmekten acizim. Koyveriyorum vücudumu, gelecek dalgalara karşı teçhizatlanmadım. Bu kesik hayata bir çarpıyı da ben koyuyorum, nakıslığından başı göğe ersin.
Bu değişimi, bu anlamlandırmakta zorlandırdığım durumu çok güzel anlatmışsınız. Büyüyor olmak ya da büyümek demek bu demek belki de. Ama düzeltilmesi gereken yönleri fark etmek de gerekli. Allah, iyilerden eylesin bizi. Sevdiklerinden eylesin...
Önceki 1 yanıtı göster
Âmin inşâAllah. Allah razı olsun bilmukabele.
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
kalbe gizlice batan kıymık geçecek mi sahiden?
O kıymıklar bizden bir şeyler götürüyor gibi
Otobüste yanımdaki kadın hikmet anıl öztekin videoları izliyor.
Anı-Mektup-Günlük
Bu yorum görüntülenemiyor
Sultanahmetteyim. Herkesin elinde telefon ve sultanahmetin fotolarını ve videolarını çekiyor. Bir sürü foto çekiyorlar belki de geri dönüp bakmıyorlar bile. Ama orada bulunduklarına dair bir anı ya da kanıt o video. Fotoğraf çekmeyi ben de çok severim ama fotoğraf çekme paronaklığına girmişiz resmen. Bu bana normal gelmemeye başladı artık. Profesyonel şekilde bunu ilerletmek istiyorsam fotoğraf makinesi şart artık. Çünku toplumda herkes fotoğrafçı gibi artık. Ben bunları düşünürken yanımdaki tatlış teyzeyi eşi çağırıyor osman bi dur 5 dk bir dur diyerek tesbihini çekmek için dakika istiyor. Ben foto çekmek için bi dur diyen teyzelerden istemiyorum artık. Tesbihini çekmek için bi dur diyen teyzeler istiyorum.
Anı-Mektup-Günlük
Bu yorum görüntülenemiyor