Ben de seni vızzz minik ve sevimli arıcık :)
Bugün evde böyle bir arı buldum. Hiç hareket etmiyordu. Biraz cesaretimi toplayıp onu tütsülükle aldım ve balkona koydum. Kanatlarını açıp kapatıyor, çok yavaş yürüyordu. Balkona çıkarınca biraz yakından takip ettim. Uçmayı bırakın, yürümekte bile zorlanıyordu. Kaç gündür evde olduğunu bilmiyordum. Acıkmış olabileceğini düşündüm ve şekerli su hazırlayıp yanına koydum. Ama hareket edecek durumda değildi. Yavaşça alıp suyun yanına bıraktım. Öylece duruyordu. Sonra aklıma bal vermek geldi. Bir çay kaşığı bal alıp yanına koydum. Önce hiç hareket etmedi. Ben de odama telefonumu almaya gittim. Geri geldiğimde bir de ne göreyim; benim minik dostum balı yemeye başlamıştı! Annemle birlikte izledik, o kadar tatlıydı ki… Biraz araştırdım. Enerjisi düşmüş olabilirmiş. Biz ailecek animasyon izlemeyi çok severiz. Annem hemen, “Kızım, şimdi Arı Filmi’ndeki gibi bir arıyla dost oldun. Birazdan seninle konuşmaya başlayacak,” dedi. Ben de, “Ay anne, keşke! Ne güzel olurdu,” dedim. On dakika kadar izledik. Sonra biraz hareketlendi. Kanatlarını açıp kapattı, birkaç kez denedi ve sonunda uçup gitti. Annem, “Gerçekten bir arıyı dost edindin kendine,” diyor. Hayat çok tuhaf. Minicik bir arının rızkına vesile olabiliyorsun. Rabbim, senin sanatına hayran olmamak mümkün değil. 🐝
İnsan ve Duygular
Sade
Puan vermedi·224 syf.··
2026 32. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2026 15:10
Marquis de Sade'ın Yatak Odasında Felsefe adlı eserini okurken, yazarın yaşadığı dönemin etkilerini güçlü biçimde hissetmek mümkün. Kitap yalnızca cinsellik üzerine kurulu bir metin değil; birey, toplum, din, siyaset, doğa ve felsefe gibi birçok konunun iç içe geçtiği uzun bir tartışma sahnesi gibi ilerliyor. Sanki kapalı kapılar ardında oynanan bir tiyatro oyununun seyircisi oluyoruz; ancak bu oyunda perde hiç kapanmıyor. Karakterler düşüncelerini, arzularını, inançlarını ve itirazlarını hiçbir örtüye başvurmadan ortaya koyuyor, okur da tüm bu fikir çatışmalarını doğrudan izliyor. Daha önce Sodom'un 120 Günü'nü okumuş biri olarak, Yatak Odasında Felsefe'nin de rahatsız edici yönleri olduğunu düşünüyorum. Ancak benim için bu rahatsızlık, Sodom'un 120 Günü'ndeki kadar yoğun değil. Çünkü bu eserde amaç yalnızca sınırları zorlamak değil; aynı zamanda dönemin ahlak anlayışını, dinî düşüncelerini ve toplumsal değerlerini sorgulamak. Bu nedenle kitap, kimi zaman bir roman ya da tiyatro eserinden çok, kışkırtıcı bir felsefi tartışma metni gibi okunuyor. Sade'ın fikirlerine katılmak zorunda değiliz; hatta çoğu okur birçok düşüncesine karşı çıkacaktır. Ancak eser, insanı düşünmeye, sorgulamaya ve kendi değerleriyle yüzleşmeye zorlayan bir güce sahip. Bu yönüyle Yatak Odasında Felsefe, yalnızca rahatsız eden değil, aynı zamanda düşündüren bir okuma deneyimi sunuyor.
Duygu ve Düşünce
Yatak Odasında FelsefeMarquis de Sade · Ayrıntı Yayınları · 20182,702 okunma
Reklam
Eskilerin altın çağ dedikleri çağ ne mutlu bir çağmış, ne mutlu yüzyıllarmış. İçinde bulunduğumuz demir çağda bu kadar değerli olan altın, o talihli çağda kolaylıkla bulunabildiği için değil; o çağda yaşayanlar senin ve benim kelimelerini bilmedikleri için.
Alıntı
6/10
·614 syf.··
2026 5. kitabı
Hem yazarını hem yayınevini uzun zamandır severek takip ediyorum. Üstelik ilk ve tek imzalı kitabım olması sebebiyle benim için manevi değeri de oldukça büyük. Hikâyeye de yabancı değildim; Wattpad
Lilith'in GözyaşlarıAnna Tsintsadze · Lapis Yayınları · 2025538 okunma
kitap okurken:
Zaman benim için hep su gibi akıp geçerdi ama doludizgin değil de usulca, gürül gürül bir ırmağın bir ovada akıp gitmesi gibi...
1000Kitap
Reklam
Reklam