Yaşamı hissetmiyordu. Tek yaptığı omuzlarına yüklenen sorumlulukları yerine getirmek için, kendisine verilen bedeni oradan oraya taşımaktı. Sahiplendiği insan motifi ile çevresi arasındaki ruhsuz aracıydı. Ama ruhu ağlamaklıydı. Var olmuştu olmasına ancak, var kalmak için bir sebep bulamıyordu.
Belki bu hâlin fizyolojik, psikolojik filân izahı vardır. Belki de sebep buna, bana aylardır kendi sesimden başka insan sesi duyurmayan bu demirli pencere, bu toprak testi, bu dört duvardır.
Nazım Hikmet