Serinin incelemesine 3. kitapla devam ediyorum. Önceki iki incelemeden sonra nihayet güncele gelmiş durumdayız. 4. kitap çıkmadan önce serinin 3. ve bana göre en fazla hayal kırıklığı içeren kitabının yorumunu yapacağım. Yorumumda spoiler bulunacaktır.
Önceki kitapları eleştirdiğim videolara ulaşmak için aşağıdaki linklere tıklayınız. Deliler ve Cellatlar eleştirisi de yakında (umarım) gelecek!
Lordlar ve Vârisler: youtu.be/etQEIw9Gup8?si=...
Krallar ve Soytarıları: youtu.be/zpdmRIKpeiI?si=...
Ayrıca kanalımda başka kitap eleştirileri de mevcut: youtube.com/@benSülde
1) Sizi Mütemadiyen Kandırmaları
Önceki kitapların yorumunda asla okuyucu gaza getirilen şeylerin kitapların içerisinde yer almadığından bahsetmiştim. Bu kitap da bu konudan muzdarip. Kitabın kapağında Ayzer'in önceki kitapta uyandırdığı tanrıçalar ve kitabın başında Daren ile Nova'nın tanrıçalarla uğraşsın da kendilerine zaman kazandırsın diye uyandırdığı Lilith var. Kitabın başlarında tanrıçalara karşı bir koz olarak uyandırılan Lilith'in ve çağrıldıkları andan beri karakterlerin kıyameti kopardığı tanrıçaların hem kapakta olması hem de karakterlerin verdiği tepkiler size bu kitapta büyük kaoslar olacakmış hissi veriyor. Tanrıçalar ve Lilith kozlarını paylaşacakmış, krallıklar taraf seçmek zorunda kalacakmış ya da onlara karşı birleşecekmiş gibi türlü tülü beklentilere giriyorsunuz. Kısacası kitabın ana kaosunu ve mevzusunun tanrıçalar ile Lilith üzerinden dönmesini bekliyorsunuz. Peki ne oluyor? Hiçbir şey. Püf. Sadece çağrılmak için çağrılmış, kapakta kadınlar olsun kapağa konmuş, Lilith her mitolojide ve fantastik eserde illa olması gereken bir karakter olduğu için var olan birisiymiş gibi hissettiriyor. Asıl adı Vera olan bu kadının Lilith
İlk kitaba yaptığım yorumdan sonra ikinci kitapla devam ediyorum. Önceki yorumumda yaptığım yine gibi madde madde ilerleyeceğim.
Kitabı BEŞ SAATE YAKIN eleştirdiğim videomu dinlemek isterseniz: youtube.com/watch?v=zpdmRIK...
Ayrıca Youtube kanalımda başka kitap eleştirileri de mevcut.
Kanal adım: benSülde
1) Sözde Kadın Gücü Ama Hâlâ Erkek Sözü
Kitabın arka kapağı muazzam bir "feminizm" propagandasıyla dolu. Öyle ki arka kapağını okuyan birisi kitabın ve sonrasında gelecek kitapların vârislerin baş kaldırışı, Elemental'deki güç dengelerin kadınlar yönünde değişimi olduğunu sanabilir ama bu sadece bir yem. Sırf "Bakın, nasıl da feministim! Bakın, nasıl da kadınları öne çıkarıyorum! Bakın, nasıl da bu ataerkil topluma, patriyarkaya baş kaldırıyorum!" demek için yazılmış bir arka kapak yazısı çünkü hikâyede olanların arka kapak yazısıyla zerre alakası yok. Bu bir satış stratejisi olarak yapılmışsa yüzyıllık tarihiyle haklı kadın direnişini böylesine bir strateji olarak kullanıp cebini doldurmak isteyen herkesi KINIYORUM.
Kitabın başında vârisler gizlice buluşup Nova'yı hapsolduğu İlmek'ten çıkarmak istiyor. İlmek'ten Nova'nın çıkması için birisinin gönüllü olarak orada kalması gerektiğinden bu cezayı Ariana üstlenmeyi kabul ediyor. Nova çıktıktan sonra Ariana'yı ziyarete gittiğinde İlmek'in kendisine eziyet ettiği gibi Ariana'yı yokluk ve hiçlikle terbiye etmediğini, ona göller, vahalar, çardaklar, bahçeler sunduğunu görüyor ve orada da bir sinir ve de kıskançlık krizi geçiriyor. Ardından Kerberos'u da kandırarak Ariana'yı oradan çıkartıyor. Bu noktadan sonra vârisler artık Elemental'i lordların değil vârislerin yönetmesi gerektiğine dair bir konuşma yapıyor. Siz sanıyorsunuz ki vârisler kendi içlerinde örgütlenecek, belki darbeyle belki silahla belki de